BİR YIL DAHA GİTTİ ÖMÜRDEN


 Ahmet YILDIRIM    01.01.2023 11:47:45    Bu İçerik 363 kez görüntülendi.



Her yılın başında olduğu gibi bu yılda hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor. Tüm dünya takvimleri 31 Aralık saatler ise 00.00'ı gösterdiğinde adeta hayat alt üst olur. Her yer savaş alanını andırır. Yakılan ateşler, havayı fişekler, rast gele fırlatılır o gece. Bu manzara sabaha kadar devam eder. Ve tonlarca para yakılıp kül olup gider. O gece kutlamalar esnasında vatandaşların iş yerleri ve araçlara verdikleri tahribatın hesabını kimse sormaz. Tabi bu manzaralar istinasız bütün ülkelerde aynıdır. Kimisinde azdır kimisinde çoktur ama mantık aynı mantık manzara aynı zamanda.

Bu mantık ile alınan milli kumar piyango biletleri boş çıkınca umutlar bir daha ki gelecek yıla kalır. Tabi bunun yanında kesilen hindiler, bu geceye mahsus verilen yemek partileri ve patlatılan şampanyalar ile bir yılın mutluluğunu yaşamış olurlar. Bunun mantığı ben anlamış değilim. Ama şunu anlarım Hristiyan aleminde kendi dini bayramları olan 25 Aralık ve onun devamın da yıl başında Noel’i kutlamak en tabi haklarıdır. Fakat bir Müslümanın başka dinlere ait olan bayramlarını ya da özel günlerini kutlaması pekte uygun düşmez. Yılbaşı kutlamalarında olduğu gibi. Yılbaşı kutlanması helal mı haram mı sormuyorum. Bunun fıkhi boyutu vardır. Bununla ilgili araştırıp bilgi edinebilir. Ben bu sorunun peşinde değilim. Her yıl ömrümüzde alıp giden yılların peşindeyim. Ben boşa akıp giden, telafisi mümkün olmayan, zamanın peşindeyim. İşte 2022 yılı da bitmek üzere. Ve ömrümüzde giden bu yılların hesabını yapmadan yılların ne anlamı var mı?

 Bunun muhasebesini yapmadan onun önemini nasıl anlayacağız. Sahi bu yıl bizim hayatımıza ne kattı ve ne kazandırdı bu dünya sofrasında? Bize sunulan bu sofradan ne kadar yararlandık? Bize düşen payımızı mı aldık? Yoksa hakkımız olmayan şeyler mi aldık? Ne diyorsunuz bu konuda? Bunları hiç düşündük mü ve bununla ilgili tefekkür etmeyi düşündük mü? Amellerimizi ne kadar artırdık, İlim ve irfanımızı ne kadar geliştirdik, yaptığımız işleri Allah için mi yapıyoruz, yoksa meydanlarda gürüneyim diye mi yapıyoruz. Ölümü mü çok düşündük dünyayı mı? Kalbimizdeki kini, nefreti, kibri hiç kendi kendimize sorduk mu?  Şayet bu vasıflar bizde varsa bununla ilgili ne yaptık. Samimi ve dürüst olup olmadığımızı hiç kendi kendimize sorduk mu?  Bunların hesabı muhasebesini yapmıyorsak ömrümüzden kaç yılların geçtiğinin ne anlamı var ki. Allah’ın verdiği nimetlerden faydalanmak başkasının hakkı olduğu gibi Müslümanlarında hakkı vardır. Müslümanlarda kutlama ve eğlenebilirler. Dini gün ve dini bayramlarda olduğu gibi. Ancak bunu da ölçüsü vardır.

İlla da o geceyi kutlamak gerekiyorsa Aralık 31 ve 1 ocak Mekke’nin fetih günüdür bu gece. O gece ruhuna uygun onu anlamak, onu idrak etmek,  belki bizi o güne götürür.  Şayet o güne gidebilirsek yılbaşı ve onun gibi İslam’ın kabul etmediği düşünce ve eylemlerde olmayacak insanlarda. Bu ruh ve düşünce olmadan her konuda olduğu gibi yılbaşı kutlaması için sunarlar önünüze bir sahte eğlence programını sabaha kadar alırsın demini belki o an unutursun keder ile xemını.

 Acaba yılbaşı kutlamayı hak ediyor muyuz? Hangi ahlak ve hangi kimlik ile bu geceyi eğlenerek keyif ile kutlayacağız? Bununla ilgili maddi ve manevi olarak bunu kutlamaya hakkına sahip miyiz? Kesinlikle hayır. Yaşadığımız bu  coğrafya öyle bir yer ki insanlar açlıktan ölmemek için direniyor, kölelikte kurtulmak için savaşan bir coğrafyadan söz ediyorum. Bu durumda kim hangi insani ahlak ve hangi yüz ile bu kutlamayı yapmayı düşünebilir ki. Ne tez unuttuk köle olduğumuzu. Nerede senin özgürlüğün? Unutmayın sistemin müsaade ettiği yere kadar özgürsün sen. Tabi ki en kötü kölelik ise sisteme olan köleliktir. Öyle ise yılbaşı düşüneceğimiz kölelikten kurtulma yollarını düşünelim. Ne zaman ki köle olduğumuzun farkına vardığımızda işte o zaman özgürlük yakın demektir. Köleliğin duygu ve düşüncesinden kurtulmadan her daim yılbaşı kutlasan ne yazar. Ne zaman ki dünyayı ve olayları değerlendirirken aklımızı kiraya vermediğimiz zaman ve başkasının dilliyle konuşmadığımız zaman,  başkasının gözü ile olayları,  meseleleri onlar gibi bakmadığımız zaman işte o zaman özgür olur ve istediğin zaman kutlama da yaparsınız. Bu vesileyle 2023 yılı tüm dünya için hayırlara vesile olmasını dilerim. Ne zaman özgür oluruz? Aklımızı kiraya vermediğimiz zaman.