İNSANLIK NEREYE DOĞRU GİDİYOR? 


 Ahmet YILDIRIM    13.12.2022 14:57:04    Bu İçerik 562 kez görüntülendi.



Belki de insanlık tarihinde eşi, benzeri görülmemiş bir sapkınlık içerisindeydiler. Hem de Lut Peygamberin bulunduğu bir toplumda bu hayâsızlık yapılıyordu. Sanırım insanlık tarihinde böylesine rezil böylesine aşağılık ve gayri insani bir fiilin işlendiği hiç görülmemiş bir olaydı. Bundan dolayıdır ki lanetlenmiş kavim olarak tarihe geçmiştir.

Lut Aleyhisselam onların içinde yirmi dokuz yıl kadar kaldı. Onları bir olan Allah'a, ibadete ve yapageldikleri haksızlık ve ahlaksızlıkları bırakmaya davet etmekten, davetini kabul ve tövbe etmedikleri takdirde azaba uğrayacaklarını haber vermekten geri durmadı. Şüphesiz ki ben size gönderilmiş bir Peygamberim! Artık Allah'tan korkunuz ve bana itaat ediniz!  Ben buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükâfatım alemlerin Rabbinden başkasına ait değildir.  Siz Rabbinizin sizin için yarattığı zevcelerinizi bırakıp ta insanların içinde erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır! Siz helalden harama tecavüz eden bir kavimsiniz. (38) şuara. 162 ayet. Siz sizden önce âlemlerden hiç birinin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz? Demek siz kadınları bırakıp ta şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz ha!? Meğer siz haddi aşan bir kavim imişsiniz.(39) Araf.80.

Yukarıda ki ayetlerde de bunlardan söz ederken onları sapkın olarak tanıtıyor bizlere. Ancak onların yaptığı o sapkınlık orada kalmadı. Bu gün de o gün ki sapkınlık gibi birçok ülkede örgütlü bir şekilde bunları görmek mümkündür. Hatta bugün ki hiç olmadıkları kadar organize ve örgütlenmiş yapı olarak daha da büyük bir tehdit oluşturmaktadırlar. Son zamanlarda bu örgüt her ülkede olduğu gibi ülkemizde hem sayısal olarak artmakta hem de belli çevrelerce destek bulmaktalar. Özellikle bunlara her türlü desteği veren kimi siyasi parti ve dernekleri görüyoruz. Bunlara desteği verenler sadece bunlarla sınırlı değil. Bunlara kimi iş adamları ve onların dernekleri, kimi TV kanalları, basın yayın organlarını da daima yanlarında ger aldıklarını yürüyoruz. Yaptıkları propagandalar da sanki bunların yaşam hakkını engelliyormuş gibi açıklamaları zaman, zaman duyuyoruz.

Tabi ki böylesi  büyük yalana maalesef inananlarda olabiliyor. Tıbbi olarak fizyolojik hastalığı mümkündür bu olabilir. Şayet varsa bu durum da olanlar yani fizyolojik hastalığı olanlar, muhakkak tedavi görmeleri gerekiyor. Ama bırakın tedavi olmalarını sayılarını çoğaltmak için birçok genci kandırıp fıtratına müdahale edip kadını erkek, erkeği de kadın haline getirerek Allah’ın yaratığı fıtratın dışına çıkarak bambaşka bir yaratık olarak topluma içine karışacaklar. Böylece toplumun inanç ve değerlerine ahlaki yozlaşmayı, fizyolojik yapısını, sağlığına, tehdit etmeye devem edecekler. Zaten bütün çabaları da bu dur. Yani aile kurumunu ortada kaldırmak edepsiz ve ailesiz bir nesil inşa etme gayreti içindeler. Dolayısıyla Allah’ın temiz fıtrat üzerine yaratığı insanlık neslin tehlikeye karşı karşıya kaldığını söylesek yanlış olmaz.

 Bildiğiniz gibi hegemonik güç dünyada birçok ülkede siyasette, ekonomi, askeri olsun her alana müdahale ederek ülkelerin iç işlerine müdahale ederek toplumda terör, anarşi çıkarabiliyor ve hakkı kendilerinde buldukları için Lgbt konusunda da dünya genelinde bunlara bir ayrımcılık, bir kimlik hatta siyasi kimlik kazandırmak isteniyor. Bu gücü arkalarına alarak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu sapkın guruba daha fazla ilgi ve desteğin sağlandığını görüyoruz. Aynı şekilde bu hegemonik güç kendi zehirli antenlerini bize taraf yani İslam coğrafyasına çevirdiğini görüyoruz. Bu antenlerin her birinde birden fazla zehir akmaktadır. Bu antenlerden akan zehir tüm İslam coğrafyasını her gün zehirlemekteler. Âmâ ne yazık ki bu zehirlenmenin farkında bile değiliz. Farkına varmadan günlük hayatımızı etkileyen batıda evimize ithal etiğimiz seküler kültürün yaşamımıza nasıl sirayet ettiğini farkında bile değiliz. Bu kültürü her gün TV kanallarında dizi ve değişik programlarlar ile zamanımızın çoğunu bunlar ile geçirdiğimizi ve burada çocuklarımızın ahlaki gelişimine ne kadar olumsuz etki bırakacağını varın siz düşünün. Değil çocukların ahlakını ebeveynlerin ahlakını, davranışını, hatta aile yapısının bozulmasına sebep oluyor bu kültür. Dolayısıyla toplum olarak yaptıklarımızı gözden geçirme zamanıdır. Biz toplum olarak ne zaman iyi bir toplum oluruz? Ne zamanki biz kötülere değer vermedik işte o zam iyi bir toplum oluruz.