İnsanı Görmek


 Doç. Dr. Recep ÖZDEMİR    23.11.2022 12:13:02    Bu İçerik 111 kez görüntülendi.



Gözü olup da görmemek, kulağı olup da duymamak, kalbi olup da idrak etmemek yalnızca inancı, Allah'ı inkar edenleri ilgilendiren bir husus değildir.  Bu, insanın dünyasını ilgilendiren genel bir durum tespitidir.  Allah'ın ayetlerini görmeyen, duymayan, idrak etmeyen insan, diğer insanların varlığına, mesajına, düşüncesine de kör ve sağır kalabilir.  Kaldı ki insan Allah'ın güzide ayetlerinden bir ayettir. Allah'ın en nadide ayetidir denilse yeridir.  

Bir insan diğer bir insanın  varlığını, duygularını, isteklerini, hayallerini görmezden gelebiliyor; onun sesine, şarkısına, şiirine, hikayesine sağır kalabiliyor; onun mahiyetini, varlığının sırlarını idrak etmeyebiliyor. Küfür, örtmek demektir.

 Bu bağlamda insanların büyük bir kısmı , az olsun çok olsun diğer bir insanın  kafiridir; ona kör ve sağır, onu tam idrak edemiyor. Tamamen ya da kısmen onun varlığını  örtüyor. Kendi dünyasının penceresinin müsade ettiği kadarıyla onu görüyor, aşina olduğu sesleri duyuyor anlamını bildiği cümlelere tepki veriyor. İnsan, insana ulaşamaz. Dağ dağa kavuşur da insan insana kavuşamaz. 

Aslında insanlar arasındaki  bütün kavgalar, savaşlar, sömürüler, psikolojik ve fiziki şiddet buradan kaynaklanıyor: Diğerinin varlığını kabul etmemek, onu yok saymak, onu ötekileştirerek  insan kategorisinin dışına itmek. Mekkeliler, Müslümanların varlığını kabul etmediler, onları yok saydılar. Onları örttüler.  Onlar güçlüydü, Şairin deyişiyle söylersek, yok sayıldıkça, daha çok var oldular. 


Görünmek gibi örtmek de insanın psişik bir özelliğidir.  Bir taraftan görünmek isterken diğer taraftan örtmeye yeltenmek insanın büyük çelişkisi, karanlık bir noktasıdır.