EVLİLİK OKULLARI


 Prof.Dr. Hüseyin ÇELİK    10.11.2022 17:06:50    Bu İçerik 242 kez görüntülendi.



Toplumun temeli ailedir. Aileler ne kadar sağlam temeller üzerine bina edilirse toplum da o kadar sağlam olur. Bir binayı ayakta tutan temel olduğu gibi toplumları da ayakta tutan aile yapılarıdır. Aile yapıları sağlam olan toplumlar daha uzun süre varlıklarını devam ettirirlerken bu yapıyı kaybedenler ise kısa sürede yok olurlar.

Günümüzün en büyük sorunlarından birisi de aile bütünlüğümüzün hızla bozulmaya başlamış olmasıdır. Maddi anlamda gereğinden fazla harcamalar yaparak inşa ettiğimiz aile yuvaları çok kısa sürede ve basit sebeplerden dolayı yıkılabilmektedir. Aile bütünlüğünün harcı mesafesinde olan çocuklar dahi artık ailelerin yıkılmasına engel olamamaktadır. Çocuk sayılarına bakılmaksızın eşler kolay bir şekilde boşanma kararı alabilmekteler. Mahkemelerde boşanma davaları her şeyin önüne geçmiş durumda. Eşler çok sıradan sebeplerle boşanmaya karar verirken asıl zorluğu çocuklar yaşamaktadır. Anneden, babadan veya her ikisinden de uzak yaşamak zorunda kalan çocuklar en büyük acıları çekmektedir.

Başta devlet büyüklerimiz olmak üzere aile yapısının korunması anlamında sürekli bir şeyler söylenmekte ve yazılmakta. Aile bütünlüğünü korumak anlamında çok şeyler söylenebilir veya yazılabilir. Fakat ben sadece bir noktaya dikkat çekeceğim. EVLİLİK OKULLARI…

               Dünyada her meslek kolunun bir alt yapısı vardır. Bir insanı sokaktan tutup bir futbol takımının kadrosuna almazlar. Yıllarca altyapıda top koşturur ve belli bir seviyeye geldikten sonra takıma dahil olabilir. Aynı şekilde bir kimseyi hemen kolundan tutup onu demirci, marangoz, sıvacı, boyacı vb. yapmazlar. Hangi mesleği yapacaksa o alanda yıllarca çıraklık yapması gerekebilir. Yani insan ne yapacak olursa olsun o alanda bir eğitim alması gerekir. Eğer bu eğitimi almadan o alana girmeye çalışsa başarılı olma şansı hiç olmayacaktır.

               Yapılacak her meslek için bir okul olması gerekirken maalesef evlilik için böyle bir durum söz konusu değildir. Evlilik için ön hazırlık anlamında bir eğitim süreci yok. Önceden büyük aile yapısına sahip olduğumuz için evlendikten sonra büyükler yeni evli çiftlere rehberlik yapmaktaydılar. Yeni evli çift en az bir sene anne ve bası ile birlikte kalır ve onların tecrübelerinden faydalanırdı. Fakat günümüz de bu aile yapısı da yerini çekirdek aile yapısına bıraktı. Evlenecek kimseler ilk günden itibaren ayrı bir ev kiralayıp ve satın alarak hayata orada başlıyorlar. Aile büyüklerinden ayrı yaşadıkları için en ufak sorunu dahi tecrübe ederek çözmeye çalışıyorlar. Bu durum her zaman kolay olmuyor ve çok acı neticelere de sebep olabiliyor. Sadece duygusal bağlarla çıktıkları bu yolda karşılaştıkları hayat gerçeği onlara çok acı faturalar ödetebiliyor.

Bu durumda yapılması gereken en önemli şeylerden birisi “EVLİLİK OKULLARI”dır. Evlilik öncesinde mutlaka EVLİLİK OKULLARI şeklinde kurslar düzenlenmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda yer yer adımlar atıyor olsa da henüz yeterli seviyede değildir. Müftülükler, Halk Eğitim Merkezleri veya Belediyelerin bünyesinde kurs şeklinde bu okullar açılabilir. İkişer veya üçer aylık şeklinde düzenlenecek bu kurslar sürekli aktif tutulmalıdır. Buralarda işlenecek konuların planlanması da Diyanet, Milli Eğitim ve Üniversitelerden destek alınarak yapılabilir. Bilgi aktarmasından ziyade tecrübe paylaşımı üzerine bina edilecek bu kurslara, yeni evlenecek çiftler kursiyer olarak katılabilir. Alanında tecrübe ve bilgi sahibi kimseler kursiyer olarak çağrılır ve buralarda seminerler verebilirler. İhtiyaç durumuna göre büyüklerin tecrübelerinden de yararlanılabilinir. Evlilikte dikkat edilmesi gereken hususlar, karşılaşılabilecek olan sorunlar ve onları giderme yolları, eşlerin birbirlerine karşı görev ve sorumlulukları, aile içi iletişim vb. konular işlenebilir. Yine yaşı belli seviyelere gelmiş evli kimselere: “Evlilikte şimdiki aklım olsaydı şunları asla yapmazdım veya şunları yapardım” şeklinde anketler yapılarak bu sorulara verilen cevaplar kursiyerler ile paylaşılabilir. Bu şekilde yeni evlenecek çiftlerin gerekli tecrübelere sahip olması sağlanarak evliliklerinin devamına katkı sunula bilinir.

               Bu okulların işlevi sadece kurs merkezleri olarak görev yapmakla sınırlı kalmayabilir. Yeni evlenecekler için bir kurs görevi görürken evliliklerinde sorun yaşayan kimseler için de birer rehberlik merkezi görevi görebilir.