Adıyaman Camileri


 Cemil ÖZDAŞ    26.07.2021 16:03:32    Bu İçerik 2092 kez görüntülendi.



 

Günümüzde Adıyaman il merkezinde 86, merkez ilçeye bağlı 109 köyde cami bulunmaktadır. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olmasına rağmen Adıyaman merkez neredeyse Tarihi cami yok denecek kadar azdır. Osmanlı dönemine ait olarak biline Selahattin Camileri veya Selçuklulara ait meşhur Taç Kapılı yapılar yoktur. Bilinen en meşhur yapı Dulkadiroğluları döneminden kalan merkezi kubbeli, kubbenin tonozlarla genişletildiği ve klasik dönem Osmanlı Cami mimarisinde görülen 3 ayrı taç kapıysa sahip Ulu camidir.

Ulu Cami dışında Selçuklular döneminden kalan Musalla camii, Osmanlı dönemine ait, Çarşı Camii, Eskisaray Camii, Kab Camii ve Yenipınar Camii tarihe ışık tutan yapılar olarak karşımıza çıkmaktadır.

 Mekânsal olarak çok geniş ve yüksek olmayan bu yapılar birçok kez restore edilerek asli hüviyetlerinden uzaklaştırılmıştır.  İşlevselliği bakımından Müslümanların dini vecibelerini yerine getirmek için kullandıkları Adıyaman camilerinin her biri günümüzde ibadet etmeye açık ve Adıyaman İl Müftülüğü tarafından gerekli ihtimam gösterilerek bu yapıların gelecek nesillere aktarılması için çaba harcanmaktadır.

ULU CAMİ

 TARİHÇESİ:

 Adıyaman’ın en merkezi yeri olan çarşı içinde, Adıyaman’ın en büyük camisi olup bazı belgelere göre Dulkadiroğullarından  (Alâ-ü’d devle) yaptırmıştır. Bu günkü yapı 1279 H.(1863) de eski cami’in yıkılarak yeniden yapılmış şekli olup,1318 H. (1902’de büyük bir tamir görmüştür

Kitabesine göre ( 1318–1320 H.) de Mehmet Feyzi, tarafından tamir ettirilmiş olan tipik bir XIX. yüzyıl yapısıdır. Caminin ilk yapısı Dulkadiroğullarından Alâ-ü’d devle Bey’in oğlu Durak Bey’in kenti idare ettiği dönemde 1506–1515 yılları arasında inşa edildiği kabul edilmiştir.

Minare kapısı üzerindeki biri 1213 H / 1798M.diğeri 1271 H. / 1854 M. Yılında tamamen yıkılarak yeniden yapılmış olup Mehmet Feyzi tarafından yazılan ahşap kapı kanatlarındaki kitabesine göre 1318–1320 H. /1902–1904 M. Yılları arasında onarılmıştır.

1986 yılındaki depremde minaresinin külah kısmı hasar görmüş, ancak daha  sonra tamir ettirilmiştir. [1]

Başbakanlık arşivindeki bir vesikaya göre caminin akarı olan ‘ulu mezra’nın Durak Bey tarafından vakfedilmesi ile Alâuddevle’nin şah İsmail ile olan savaşında şehrin tamamen harap olması gibi bilgilere dayanarak Adıyaman Ulu camii’nin ilk yapımının 1506–1515 yılları arasında Durak Bey tarafından gerçekleştirilmesi olabileceği düşünülmektedir.[2]

Orijinal yapının da ne zaman tahrip olduğu veya yıkıldığı da tam olarak bilenememektedir. Ancak eser üzerinde tespit edilen kitabelerden cemaatin gayretiyle 1248 H. /1832–1833 M. Tarihinde yeniden inşaatın tamamlandığını ifade eden ve caminin doğu kapısı üzerinde yer alan en eski tarihli kitabeden hareketle yapının şuana kadar başka bir belge ortaya konmadığına göre bu tarihte ilk olarak tamir edildiği varsayılabilir. Bundan sonraki yeniden yapım ile ilgili kitabeleri minarede yoğunlaştığı görülür.[3]

DEVAM EDECEK İNŞALLAH SONRAKİ YAZIMIZDA KİTABELERİNDE NE YAZDIĞINA BAKACAĞIZ.

 

 

[1] S.ERKEN Türkiye’de Abideler ve Eski Eserler I. Vakıflar Genel Müdürlüğü Yayınları- Ankara 1983- İlaveli II. Baskı s.72.

[2] A.A.BAYHAN, F SALMAN, M.S. BAYRAKTAR, a.g.e, s. 81.

[3]M.SUCU, Adıyaman İli ve İlçeleri, Gaziantep 1993, s.45.