BİR YILIN MUHASEBESİ


 Ahmet YILDIRIM    29.12.2020 09:06:52    Bu İçerik 2598 kez görüntülendi.


BİR YILIN MUHASEBESİ

Tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de 2020 yılını geride bırakıp 2021 yılına girmeye günler kala yılbaşı kutlama hazırlıkları başladı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da bu geceye mahsus çok özel programlar hazırlanıyor dünya genelinde. Tabi ki bu hazırlıklar için astronomik rakamlarda bütçeler ayrılır. Bu gece için yapılan israf ve harcamaları anlatmaya zaman yetmez. Öyle ki, bazı insanlar kendi ülkelerinde yapılan eğlencelerden tatmin olmayarak, bu geceyi başka ülkelerde kutlarlar. O gece zevkte onu sınırlayacak tüm sınırları aşmak, tüm zincirleri kırmak adına, akla hayale sığmayacak, insanın söylemeye haya ettiği zevk ve eğlence çeşitlerini tatmak adına devletlerin bütçeleri kadar paralar buralarda harcanır.

Şu an biz yapılan bu harcamaları tuhaf karşılarken, bu cenahta bu harcamalar olması gereken harcamalar kaleminden sayılır. Çünkü bunların literatüründe israf diye bir kavram yoktur. Topluma yabancı olan bu insanlar toplumun inanç, değerlerinde uzak olmak, onlar için çağdaş ilerici olmanın bir göstergesi olarak kabul edilir. Elbette biz herkesi kendimiz gibi düşünmeye zorlayamayız. Onları engelleme hakkına da sahip değiliz. Herkes istediği ülkede, istediği yerde, istediği şekilde, yıl başını kutlama hakkına sahiptir. Bunun dini boyutu üzerinde durmak istemiyorum. Benim burada değinmek istediğim şey yılbaşı adı altında yapılan kutlamaların şekli ve biçimidir. Toplumumuzda yılbaşı kutlanması, tebrik vs birer adet halini almıştır. Bunu toplumun birçok kesiminden insanlar yapmaktadır.

Buna bizim bir itirazımız yok. Bizim itiraz ettiğimiz konu yılbaşı kutlamaları adı altında yapılanlardır. Sizlerde takdir edersiniz ki, bu tarz kutlamalar, bizim toplumumuzun ne kültürüyle, ne de değer yargılarıyla bağdaşmıyor. Daha kötüsü ise, yılbaşı kutlamalarının toplumumuzda yaptığı manevi tahribattır. İçeriğiyle, ahlaki yozlaşmayı beraberinde getiren bu tarz kutlamalar, toplumun tüm bireylerini zehirlemektedir. Şayet bu zehirlenme için bir önlem alınmaz ise, az da olsa sağlıklı olan bu toplumda inanç ve kültür değerleri noktasında tedavisi mümkün olmayacak hastalıklar meydana getirecektir. Bunun örneklerini başta kendi evlerimiz olmak üzere tüm toplumda görebilmek mümkündür. Bizim evlerimizin iç düzeni, üzerinde oturduğumuz koltuklar, pencerelerimize astığımız peredeler, giydiğimiz kıyafetler, ailece izlediğimiz TV dizileri, okuyup kültürel olarak beslendiğimiz kitap ve dergiler, sokaklarımız, cadde ve dükkân vitrinlerinde gösterilen kıyafetler gibi, sayısız örnekler verebilirim.

 Bu saydıklarımın birçoğu kültürümüzle alakası olmayan şeylerdir. Tamamına yakını dışarıdan ülkelerimize ithal edilmiştir. Bu zehirlenmeler görsel, sanatsal, ekonomik, iletişim araçları vs’lerle de yapılmaktadır. Eskiden toplumlarda bu tarz değişiklikler savaşlarla yapılırken bugün bunlar kültürel ve ekonomi savaşlarla yapılmaktadır. Bizlerde her kes gibi olumlu ya da olumsuz gelişmelerden etkileniyoruz. Umudumuz gelişen ve esen rüzgârın yönünü lehimize yani toplunun faydasına olmasıdır. İnsanoğlu yer yüzü sahnesine gönderildikten itibaren farklı düşünceler, farklı eylemler pesinde koşmuştur.

Gerek fikri açıdan gerekse de eylem bazında, sosyal, siyasal, örf, gelenek ve beslendikleri kaynaklar insanların duracakları fikri noktada etkili olmuştur. Dolayısıyla yılbaşı kutlamalarını, Hristiyan aleminde olduğu gibi kutlayan çevrelerin beslendikleri kültür ve çevre faktörünün bunda etkisinin olduğu muhakkaktır. Yılbaşı kutlamaları batıda ortaya çıkmış ve Noel baba denilen aslı astarı olmayan bir efsane uydurulmuştur. Ama daha sonraları bu kutlama bütün dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de kutlanılır hale gelmiştir. Hatta bu konuda batıyı bile geride bıraktığımızı söyleyebilirim. Elbette yılbaşı gecelerini isteyen iyi dilek ve temennilerle belirli bir çerçeve dahilinde isteye kutlayabilir. Buna kimsenin söyleyeceği bir sözü olamaz. Burada eleştirilen şey, tamamen batı ve Hristiyanlığa ait inanç ve kültürler çerçevesinde, onların kutladığı tarzda bir kutlamayla kutlanmasıdır. Burada İslam alemin de olduğu gibi ülkemizde de batıya ait olan yılbaşı kutlamaları noktasında batıdan daha fazla sahiplenilmesi ve aşırı gidilmesidir. Bu kutlamaların gölgesinde birkaç soru sormak istiyorum: Geride bıraktığımız bu bir yılın kar ve zararın muhasebesini yapacak mıyız? Bu soruyu önce naçizane kendi nefsime daha sonra bu yazıyı okuyan herkese sormak isterim. Onlarda kendi nefislerine sorsunlar çünkü insana en doğru cevabı verecek kişinin nefsidir. Ve birkaç gün sonra geride bırakacağımız 2020 yılını nasıl geçirdik, nasıl bir yıl oldu sizin açınızdan nasıl geçti? Son bir yıldır dünyayı etkisi altına alan korona virüsten söz etmeyeceğim, Suriye’de öldürülen insanlardan hiç söz etmeyeceğim, Irak’tan, Libya’dan, Mısır’dan, Filistin’den, buralarda yapılan zulümlere de hiç değinmeyeceğim. Dünyadan açlıktan ölen insanlardan, babaları öldürülüp yetim kalan çocuklardan, kocaları öldürülen dul kalmış kadınlardan hiç bahsetmeyeceğim.

Yalnızca Müslümanın düşünce bazında yapılması gerekeni soracağım kendi kendimize. Gelin bir Müslüman olarak bu 2020 yılın muhasebesini hep birlikte yapalım. Bu yılki defterimizi masanın üstüne indirip defteri açalım yaptıklarımızı kontrol edelim. Bu yılı tefekkür edip düşünelim. Ben siyasi, içtimaı, ekonomi, vb. kimlerin yanında durdum, kimlere destek oldum, arta kalan zamanımı kimlerle birlikte nerede harcadım? Yukarıda belirtiğim gibi insana en doğruyu söyleyen kişinin nefsidir dolayısıyla tefekkür edip geride bırakacağımız bir yılı düşünelim ve geçmiş yılın muhasebesini yaparak önümüzdeki yılla girmeden yanlışlarımızı, günahlarımızı düşünmek, hatalarımızın farkında olup pişmanlık duymak suretiyle yanlışlarımızı terk edelim inşallah. 2021 yılının Müslümanlara, bütün insanlığa, hayırlar getirmesi, Covid19 denilen bu beladan bir an önce kurtulunması, yer yüzündeki savaşların son bulması, zulümlerin son bulması, fakirliğin, yoksulluğun son bulması, özellikle bölgemizdeki Müslümanlar arasındaki savaşın sona ermesi, huzur ve kardeşliğin hakim olması dileğiyle hayırlı mutlu yıllar diliyorum.