ŞEYTAN İLE BİR GÜN YOLCULUK


 Ahmet YILDIRIM    09.10.2023 17:03:02    Bu İçerik 192 kez görüntülendi.



O gün camiye gitmek için abdest alıp dışarı çıkmıştım. Aniden bana taraf gelen çok ilginç bir şey gördüm çok irkilmiştim. Bana iyice yaklaştı, baktım insan değil insana benzemiyordu. Melek'de değil, dur dedim kimsin necisin sen? ne istiyorsun benden. Korkma ben şeytanım hani her gün peşimde bana lanet okuyorsunuz ya işte o benim iblis.

Tövbe estağfurullah sen yalan söylüyorsun. Hayır ben yalan söylemem. Peki benden ne istiyorsun niye yolunu kestin? Senden bir sadaka istiyorum. Ama sen şeytansın ne yapacaksın sadakayı senin sadakaya ihtiyacın mı var? Evet çok zor durumdayım bana inan, bundan dolayı da bu memleketten gideceğim fakat yol param yok. Onun için senden sadaka istemiştim. Nasıl yani şimdi sen bu memleketi terk mi edeceksin? Evet ben bu memleketten gitmek istiyorum. Hala da sana inanamıyorum. çünkü sen şeytansın senin lafına güven olmaz. Ben hayatta yalan söylemem bana inan. Peki neden bu memleketten gitmek istiyorsun? Tamam söyleyeceğim malumunuz Adem'in "Yaratılışımdan beri ben hep buralardaydım daima çalıştım gayret ettim bir çok insanı da doğru yoldan saptırdım, bunu inkar etmiyorum. Fakat son zamanlarda burada bana iş bırakmadılar ben şimdi işsiz kaldım. İnan ki Adem oğulları sayesinde avara, avara geziyorum. Şimdi kanaat getirdim ki artık buralarda iş bulamayacağım,  bundan dolayı da  bu diyardan gitmek istiyorsun."

Ben sana inanmıyorum hala da buralarda  sana göre çok iş var. Şu etrafa bir bakar mısın insanlar neler yapıyorlar senin sayende. "Benim sayemde mi" evet  senin sayen de. "Mademki bana inanmıyorsan o zaman gel bugün birlikte şehri gezelim, insanların hile ve yalanlarını kendi gözün ile gör ki bütün suçu benin üzerime atmayasın tamam mı?" Tamam. "O zaman şimdi çarşı pazarı bir gezelim. İstersen bu yol üstündeki manava bir uğrayalım tamam . Bak şimdi şu yaşlı adam geliyor onu takip et .Yaşlı adam manavcıya seslendi 'oğlum gözlerim iyi görmüyor bana sağlam bir kilo elma verir misin? dedi manavcı hay hay amcacığım dedi. Poşeti eline aldı kasanın altında ki ezik elmalardan tartı ve poşeti yaşlı amcanın eline verdi. Şimdi iyi gördün mü hile yaptığını? Evet gördüm peki bundan benim ne suçum var? ben mi gittim o ezik elmaları o poşete doldurdum?

Hayır peki neden suçu hep bana atıyorsunuz, arkamda daima beni lanetliyorsunuz .Öteki dünyada da ben sizlerden şikâyetçi olacağım. Tamam gel biraz dolanalım daha neler göreceksin neler.  Devam edelim şimdi de bir marketin içine girdik seyrediyoruz, bir vatandaş marketçiye sordu iyi bal var mı yani hakiki bal? evet efendim var hem de bizatihi kendi elerim ile bu balı getirmişim. Gördün mü şimdi adamın yalanını halbuki o balın yarı şekerli  bak adama yalan söyleyip nasıl kandırdı da sahte balı hakiki bal diye adama sattı. Buna da şahit oldun mu sen? Eve haklısın.

Seni bir de fırına götüreyim mı? hayır hayır orayı bende  bir seferinde sabah ekmek almak için fırına gitmiştim fırıncı akşamdan kalan ekmeği  taze diye bana satmıştı. O zaman seni bankaya götürelim tamam oraya gidelim. Bak şimdi şu adamı görüyor müsün? Evet o adam tam uç defa hacca gitmiş ama yüklü miktarda parası var onu bankaya faize yatırıyor. Peki bundan benim suçum ne? Halbuki siz Müslümanların dini faizi, yalanı, İnsanları kandırmayı haram kılmıştır. Fakat sizler buna rağmen de bu günahları işliyorsunuz. Niye siz Allah’ın dediğini yapmıyorsunuz da benim dediğimi yapıyorsunuz? Bunun için ben size zorlama ya da Cennet gibi güzel bir mekan da vaat etmiyorum. Buna rağmen de benim peşimde koşuyorsunuz bundan dolayı benim suçum var mı?  

Tamam şeytan ben çok yoruldum, şimdi beni de kandıracaksın yiter artık. Eeh tabi siz adem oğulları işinize gelmediği zaman yan çizersiniz kolaya kaçarsınız. Tamam şeytan bu konularda sen haklısın insanlar dürüst iş yapmıyorlar, konuştuklarında doğru konuşmuyorlar, bende buna şahit oldum. Ama sende suçsuz değilsin. Doğrudur ben adem oğulları gibi kendimi temize çıkarmıyorum ben zaten suçluyum. Hatta kıyamette kadar Allah bana mühlet vermiş. Ben görevimi yapacağım ama bana iş bırakmadılar onun için de canım sıkılıyor. Ben oturmayı sevmem. Aslında sizin dininiz de boş durmayı sevmez öyle değil mi? Evet. Şeytan sana bir şey sormak istiyorum. Tamam sor ne sorarsan sor sana doğrusunu söylerim. Şimdiye kadar çok insan kandırıp onları doğru yolda saptırdın. Birde uğraşıp da hak yoldan saptıramadığın kimse oldu mu?

Evet hem de çok insan ile karşılaştım. Ama bunlardan bir tanesinin hikayesini sana anlatayım. Bir ailenin sekiz on yaşlarında bir çocuğu vardı bu çocuk İslam’a meraklıydı. Fakat anne ve babası İslam ile araları pek yoktu. Bunun için de çocuklarını camiye göndermek istemiyorlardı fakat bu çocuk daima eline Kur ’an-ı Kerim alıp camiye giderdi, ben bu çocukla çok uğraştım bir türlü doğru yoldan çıkaramadım. Sebebiyse çocuk o yaşına rağmen sürekli kalbinde Allah vardı onun için çocuğun kalbine giremedim kalbi bana kapalıydı ben bir türlü bu çocuğu kandıramadım. Bundan dolayı da kendi  kendime çok kızmıştım. Anladım bence tüm Müslümanların o çocuk gibi olmaları lazım.

Peki şeytan sen hala bu memleketten gitmeyi düşünüyor musun? Tatbiki düşünüyorum ben bu konuda kararlıyım. Peki  gittiğinizde tekrar geri gelecek misin? O zaman o an ki duruma bakarım. Şayet benim işimi bana bıraksalar yani şeytanın işini şeytana bıraksalar o zaman tekrar geri gelip kaldığım yerde devam ederim. Ama öyle görünüyor ki benim işimi elimden aldılar, tekrar geri bana bırakırlar mı buna pek de emin değilim.  Şeytan yiter artık ben camiye geç kaldım senin yüzünden. Tamam gideceğim de senden sadaka istemiştim vermedin ki doğrudur istedin ama şu an üzerimde bozuk yok kusura bakma başka kapıya bak tamam ben gidiyorum. şeytan git şeytanlığını yap aman bir daha seni görmek istemiyorum. Eğer şeytanı görmek istemiyorsanız o zaman şeytani düşünceden uzak durmalıyız.