AİLE BÜTÜNLÜĞÜNE ZARAR VEREN FİİLLER (ZİNA)


 Prof.Dr. Hüseyin ÇELİK    25.09.2023 14:43:52    Bu İçerik 90 kez görüntülendi.



Daha önceki yazımızda aile bütünlüğüne zarar veren iki hususu zikretmiştik. Bugünkü yazımızda ise aile yapısına en büyük zarar veren hususlardan biri olan zinadan bahsedeceğiz.

“Meşrû olmayan cinsel ilişki” şeklinde tarif edebileceğimiz zina, ayet-i kerimelerde “açık hayasızlık” anlamında fahşâ/fâhişe olarak nitelendirilmiştir. (İsrâ: 32)

İnsan Melekler ile hayvanlar arasında bir noktada yaratılmıştır. Meleklerden üstün dereceye çıkabileceği gibi hayvanlardan aşağı bir duruma da düşebilmektedir. Aklını şehvetine hâkim kılan insan meleklerden üstün seviyeye çıkabilirken, aklını şehvetine tabi kılan kimseler ise hayvanlardan daha aşağı bir seviyeye düşebilmektedirler.

Kur’an-ı Kerim’de en büyük günahlardan biri olarak zikredilen zina, evlilik kurumuna en büyük zararı vermektedir. Gece ile gündüz birbirinin zıddı olduğu gibi nikâhın zıddı da zinadır. Nasıl ki gece ile gündüz aynı ortamı paylaşamazlar ise nikâh ile zina da aynı ortamda bulunamazlar. Nikâhı Allah süslemiş (Âl-i İmrân: 14) zinayı ise şeytan süslemiştir. (Hicr: 39)

      Haramlar ile helaller aynı ortamı paylaşmazlar. Bir yerde bir haram işleniyor ise bir helal de çiğneniyor demektir. Bir kişi ne kadar harama yaklaşırsa o kadar da hallerden uzaklaşır. Helale yaklaşan kimse de haramlardan uzaklaşır. Helallerden zevk alan kimse haramlardan nefret eder, haramlardan keyif alan kimse ise helallerden lezzet almaz.

Evlilik hayatında da böyledir. Gözünü dışa çeviren ve haramlar peşinde koşuşturan kimsenin eşine ilgisi azalır. Dışarıdaki haramlara gözünü tıkayan kimsenin ise eşine ilgisi artar. Kişi haram olan zinadan uzaklaştıkça eşine karşı sevgi ve muhabbeti artacaktır. Sevgi muhabbetin artması ise evliliğin devam etmesi demektir. Ama tersi bir durumda ise aile bağları gittikçe zayıflayacak ve sıradan sebepler ile yıkılacaktır.

Zina, mevcut aile yuvalarını yıkacağı gibi yeni aile yuvalarının kurulmasını da engelleyecektir. Bir toplumda zina ne kadar yaygınlaşırsa nikâh yolu ile evlilikler de o kadar azalır. Evlilik yaşı geriye doğru gider. Zina yolu ile birliktelikler arttıkça nikâh yolu ile olan birliktelikler azalacaktır.  

Evliliğe en büyük zararı veren zina, en büyük günahlardan sayılmıştır.  Kur’an-ı Kerim’de birçok günah için “yapmayın, işlemeyin” şeklinde emir siğaları kullanılırken zina için “yaklaşmayın, zinaya yaklaşmayın” (İsrâ: 32) şeklinde ifadeler kullanılmıştır. İslam zinayı haram kıldığı gibi zinaya götüren yolları da haram saymış ve onlardan uzak durulmasını istemiştir. Gözün harama bakması gözün zinası, elin haram olan birini tutması elin zinası, haramın peşinden gitmek ise ayağın zinası, kalbin harama meyletmesi ise kalbin zinası sayılmıştır. (Buharî, İsti’zân: 12)

Aile yapısını korumak istiyorsak evlilik yolu ile olan birliktelikleri, evliliği teşvik ederken zinaya götürecek yolları kapatmalıyız. Maalesef gelinen noktada ise evlilik dışı yaşam sürekli teşvik edilmektedir. Başta diziler ve internet aracılığı ile evlilik dışı ilişkiler güzel gösterilmekte ve insanlar bu yola teşvik edilmektedir. Şeytan ve nefislerin de desteği ile hızla yayılmaktadır. Daha evlenmeden önce evliliğin sağlayacağı imkanları yaşayan kimseler için evliliğin bir anlamı kalmamaktadır. Hatta evlilik o kimseler için çekilmez birer çileye dönüşmektedir.

Televizyonlarda evlilik programları adı altında sunulan rezillikler işi daha da çığırından çıkarmaktadır. Sürekli kocasını aldatan kadınlar, hanımını aldatan erkekler haber yapılarak adeta bu çirkin fiiller normalmiş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Eşini aldatan kimseler magazin dünyasının kıymetlisi haline geldiler. Televizyon programlarına çıkacak kadar kıymet görür oldular. 

Zina gizli işlenen bir günahtı. İnsan böyle bir suçu işlemiş olsa dahi sadece kendisi ile Allah arasında kalacak ve Allah’tan affını isteyecektir. Ama bugün artık ekranlar karşısında işlenir hale geldi. O kadar reklamı yapılıyor ki zihinlerde normalleşti. Adeta bir hakmış gibi algılanmaya başladı. Zinanın yaygınlaştığı bir toplumda sağlıklı evlilikler beklemek zorlaşacaktır. Zor şartlar altında kurulan aile yuvaları çok kolay bir şekilde yıkılacaktır.