Adıyamana Mektup


 İbrahim Halil YILDIRIM    23.06.2023 12:29:52    Bu İçerik 651 kez görüntülendi.



Güzel hayallerimiz vardı hepimizin,
Geleceğe dair umutlarımız, planlarımız vardı.
Hiç beklenmedik bir anda sarsıldın, 
Yıkıldı hayallerimiz.
Evlerimiz yıkıldı, yuvalarımız dağıldı. Hepimiz bir yerlere savrulduk gittik.
Giderken seni içime atmıştım,
Nasıl ki sen içindekileri toprağında sakladın,
Ben de seni içimde saklayacaktım,
Sana özlem duymayacaktım,
Memleket şiirleri yazmayacaktım,
Ey benim kimsesiz, virane şehrim. 
Seni tarihe unutulmuş şehir diye yazdılar,
Bizi de sessizce içine kazdılar.
Ardından çok şey yazdılar,
Yazmasam benim de vicdanım sızlar.

Nasılsın demek geçiyor içimden ama soramıyorum. 
Nasıl olabilirsin ki?
Yıkılmış ve darmadağın...
Hâlâ bizim gibi yalnız mısın?
Gündüzlerin sessiz, gecelerin ıssız mı eskisi gibi?

Ey yalnız kalmışların meskeni Adıyamanım,
Toprağın acının gözyaşlarıyla sulanmış,
Gökyüzünde hüznün, acının feryatları sinmiş,
Geceleri karanlıkla beraber deprem korkusu vardı her yerde. 
Söylesene sarsılıyor musun daha?
Sarsılıp içindekileri de sarsıyor musun? 
Oy benim yüreği yanmış Adıyaman'ım, benim Acı yanım. 

Sen yalnızdın diye mi bizi de yalnız bıraktın?
Sen sahipsizsin diye mi sahipsiz kaldı çocukların? 
Söylesene sokaklarında oynaması gereken çocuklar nerede?
Sesin duyulmadı diye mi bizi de sessizleştirdin?
Yıkıldın diye mi biz doğrulamıyoruz?

Sakin ol ey şehrim!
Sarsılma, yeterince can verdik,
Gurbeti diyar eyledik,
İnsafsızların, fırsatçıların yaptıklarına sabrettik
Biz aciziz enkaz başında fark ettik,
Biz yanlış yaptık, hata ettik
Yeter sarsma bizi, biz pes ettik.