Reklamı Geç
Advert

Fakülte karanlığında kaybolan değerler

Nerden geldim nereye gidiyorum varlık sebebim ne?  Bu işleri yaptıran kim? Okutturan kim? İdrak ettiren kim? Şanı yüce olan Allah(cc)...

Kâinattaki insanı anlayabilmek için insandaki kâinatı anlamak gerek. Unutmtuk varlık sebebimizi, unutmtuk sen olmazsan Ey Nebi! Biz olmazdık sen olmasaydın! Kördük sağırdık dilsizdik. Tefekkür eden bir kalbimiz yoktu çünkü... Beton yığınları arasında toprağa hasret kaybolmuştuk köhne mekânlarda kirletilmiş ruhlarımızla... Acı... Evet, soruyorum sizlere virane mekânlarda kirletilmiş ruhlarımızın fakülte karanlığında kaybolan değerlerimizin, iffetimizin, izzetimizin, edebimizin ve ruhlarımıza giydirilen kapitalist ve izmci kirlerin selfisini hangi İphonelar çeksin? BOYA kutusuna, Avrupai giyime müptela hizbuşseytanlara esir olmuş ruhlarımızı hangi zemzemler temizlesin, zilletten arındırsın?  

EYY müslüman genç oysaki unutmuştuk bu topraklar doğuydu acısı yüzyıllardır dinmeyen sancılı doğu!  Bu topraklarda ne Ahmet Xaniler ne Meleye Ciziriler, Faqie Teyranlar, Şeyh Saitler, Seyit Rızalar abdestsiz gezmemişti....Biz değerlerimizi çiğnedik çiğnetilmesine izin verdik. Ruhlarımıza düşüncelerimize prangalar vurulmasına izin verdik... HAYKIRMADIK DOĞRUYU haykıramadık edebi hayâyı namusu. Oysaki üslup namusumuzdu! Geleceğin insanını 9 milyarlık maaşlarıyla öğrencinin dertleriyle dertlenemeyen odalarına kapanıp vize final zamanı not telaşına bizleri düşüren sistem ecdat vari olamaz! Bu maddeydi kapitalist ve materyalistti... HAYKIRAMADIK gerçekler bu değil diye çünkü muhtaçtık devlet kapısına susmalıydık yoksa sicilimize işlerdi! Oysaki deizmlerin ruhumuza biçtiği gafletin hesabını hangi devlet yüksek mahkemesi soracaktı... RAHMANIN KAPISINI UNUTMUŞTU. Çünkü zilletteydi köhne ruhlar bedenler.

Kafelerde gelecek aranmaktaydı, şeytanla batak oynanmaktaydı Aslında batan bizdik ve değerlerimizdi... Maddeye esir edilen bedenlerimizin hesabını hangi sistem ve yüksekokul verecek soruyorum sizlere? Edep haya yoktu! İBRAHİM vari bir nidayla neslimiz temiz olsun diye biliyor muyduk? Hayır!  OYSA unutmuştuk Şah-ı Nakşibendi’nin küfür ile pişirilen aşın zehirdir düsturunu...

 

Sadece ruhumuzu 3 bin liralık maaşa ve maddeye adamıştık. KARANLIKLAR içinde kayboldu değerlerimiz sahip çıkamadık. Ve bu topraklarda kanla gözyaşıyla çiğnenen ecdadımızı birde biz çiğnedik Avrupai şeytanların desteğiyle... Beton yığınla kokuyordu huzur yoktu tıpkı Filistin gibi karanlıktı...FİLİSTİNE düşen her bir kurşun bizim ruhumuza düşüyordu oysaki biz bundan bihaberdik...Madde ve maddecilik sonu hazan isyan nisyan...Yine de  Yunus vari bir nidayla “HER DEM YENİDEN DOĞARIZ BİZ BİZDEN KİM USANASI...Değerlerimize canı gönülden aşk ile sahip çıkabilmek temennisiyle vesselam.,

 

 

Sadece ruhumuzu 3 bin liralık maaşa ve maddeye adamıştık. KARANLIKLAR içinde kayboldu değerlerimiz sahip çıkamadık. Ve bu topraklarda kanla gözyaşıyla çiğnenen ecdadımızı birde biz çiğnedik Avrupai şeytanların desteğiyle...Beton yığınla kokuyordu huzur yoktu tıpkı Filistin gibi karanlıktı...FİLİSTİNE düşen her bir kurşun bizim ruhumuza düşüyordu oysaki biz bundan bihaberdik...Madde ve maddecilik sonu hazan isyan nisyan...Yine de  Yunus vari bir nidayla “HER DEM YENİDEN DOĞARIZ BİZ BİZDEN KİM USANASI...Değerlerimize canı gönülden aşk ile sahip çıkabilmek temennisiyle vesselam.,

foto
Yazar: Fatma Güzel
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal