Reklamı Geç
Advert

Sosyal Medya Bireysel Toplum !!!


 

    Sosyal medya, bireysel toplum veya sosyalleşen medya, yalnızlaşan insan… Toplumsal bir varlık olarak yaratılan insan, yaratılışı itibari ile kâinatın ekser mevcudatı ile alakadardır ve alakadar olmak zorundadır. Çevresinde gelişen olaylar ile alakadar olduğu gibi; küçük hanesi hükmünde olan vücut dairesi ile de alakadar olmak durumundadır.

   Bu alakadarlık vasat ölçüleri aşıp ifrat veya tefrit boyutlarına ulaşıpta o küçük dairenin çocukları hükmünde olan akıl, kalp, ruh ve hissiyatların fıtri olan ihtiyaçlarını karşılayamadığı takdirde,  o çocuk hükmünde olan, şirin ve latif hissiyatlar hane hükmünde olan ceset dairesinden firar eder ve ceset dairesini eyvahlar ile esefler ile henüz ölmeden mezar- ı müteharrik bir bedbaht hükmüne getirir.

   Divaneye dönen baş akıl ni’metinden yoksun bir şekilde sağa sola yalpalayarak ilerlemeye çalışır. Hareket etmenin güç olduğunu gördüğünde ise nefsin hoyratça isteklerini karşılama adına kendini teknolojin kollarına bırakarak maddenin derinliklerinde kayboluverir.

   Oysa toplumsal varlık olan insan sıcak ve birebir ilişkiler ile hayatını idame etmek durumundadır. Yoksa sosyal paylaşım ağları üzerinden camid (cansız) ve ruhsuz kelimeler ile o sıcacık dostluk ilişkilerini asla yakalayamaz.

   Teknoloji bağımlısı olduğumuz günden beri, o sıcacık yüreği ve nasırlaşmış elleri ile omzumuza şöyle bir dokunup aldırma dostum demesinin bizler için altı aylık terapiye bedel olduğu dostluklara ve samimi arkadaşlıklara ne kadar da muhtacız. Şimdilerde ise ülkenin neredeyse yüzde ellisinin anti depresyon ilaçları kullandığı bir toplum haline geldik.

   İlim ve irfan’ının beşiği olan kadim bir medeniyetten gittikçe uzaklaşarak kitaplar ile arasına uçurumlar giren basit insanlar oluverdik bir anda. Üretim yerine tüketim çılgınlığı sardı dört bir yanımızı. İçten, samimi muhabbetler sırra kadem basar oldu. Tertemiz hayalleri şeytani hisler kuşatıverdi ansızın. Varlık ile yokluk arasında bocalayan tabiatperestler hükmeder oldu zihnimize. Her gün bir yenisi çıkıveren üst model cihazlara yetişebilmek adına hayatımıza yön veren sermayeperest ve kapitalistlerin bizim için çizdiği çizgide yürümek zorunda olma hissinin olmasa olmaz anlayışına sahip oluverdik. Ve bizler için depresyonel hastalıklar kaçınılmaz oluverdi.

   Tedavi için gittiğimiz doktur beyler ve hanımlar hastalardan daha hasta duruma gelmiş. Çocukların terbiyesi ile meşgul olması gereken şefkat kahramanı genç kızlar ve annelerimiz internet bağımlısı, twit hastası olmuş. Babalar helal rızık peşinden koşmak yerine dar daireden çıkıp harp boğuşmaları üzerinden sinir ve stres ile depresyona girmiş durumda.

   Genç kardeşlerimizin, ülkenin ilerlemesi ve toplumsal ahlakın içimizde yer etmesi için, çalışması gerekir iken medya üzerinden muvakkat ve fani zevklerin peşine takılmış. Âlimlerimiz toplumu ihya etmek yerine birbirlerine reddiye yetiştir hale geldi. Siyasilerimiz ülke menfaati için projeler üretmek yerine belden aşağı açıklamalar ile kutuplaşmalar meydana getirmektedir. Öğrencilerimiz kafa yormaz oldu. Eşler dert ortağı olma yerine arkadaşlık isteği atan bir yabancı, çocuklarımız ise aynı evde günlerce görünmez oldu.

   Elindeki telefon ile yürürken araçların çarptığı veya kendilerinin çarptığı insanların sayısı hiçte azımsanmayacak boyutta. Ne oluyor ki bu topluma adeta iman ve İslam gibi sosyal medyadan, internetten vazgeçemiyor. Evine bir şey alırken ne aldığı bilinmesin diye o aldığı şeyi saklayarak evin yolunu tutan bir toplum olmaktan çıkıp yediği ve içtiği her şeyi paylaşır hale geldik. Ölmüş atası ile selfi yapacak kadar düşük zihniyetli bir hal aldık. Camiye veya iş yerine gidip gelmelerinde ayrı yolları kullanarak daha çok insan ile selamlaşma adına yolunu uzatan bir medeniyetten misafir olduğumuz evlerde dahi kafayı deve kuşu misali telefona gömer olduk.

   Cuma hutbesinde yazışan, toplantılarda beğeni gönderen asli vazifeni unutan adeta programlanmış bir robot olduk. Ecnebilerin teknoloji ile kitle imha silahları ürettiği bir zamanda bizlerin kitlesel ihya projeleri geliştirmemiz gerekir. Batının hayâ, iffet ve erdemi toplu halde yok etme projelerine karşın bizlerin toplu halde hayâ, iffet ve erdeme sarılmamız gerekir. Aksi halde kaybolan gençlik yitirilen iffet tüketilen ömür sermayesi ve onarılmaz yaralar. Vesselam….


foto
Yazar: Cemil Özdaş
GÜZEL
9 ay önce

YAZARIN DAHA BAŞKA YAZILAR YAZMASINI BEKLİYORUZ

YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal