Reklamı Geç
Advert

28 ŞUBAT’IN EN KOYU TONU

     Şuan yaşadığımız olağanüstü olaylara, darbe girişimine, eskiden ismi “gülen hareketi” olan şimdilerde ise ismi “Fethullahçı terör örgütü/ paralel devlet yapılanması” olarak iddianamelere geçen fakat benim açımdan ise hem eskiden hem de şimdilerde ismi her zaman “F tipi yapılanma” olan örgüt ve 28 şubat süreci ile ilgili 2010’da yazdığım yazı değiştirmeden aktarıyorum.

28 ŞUBAT’IN EN KOYU TONU

Toplumsal olaylar kendi mekaniği içerisinde yavaş yavaş gerçekleşir ve yavaş yavaş son bulurlar, bazen de kılıf değiştirip başka bir formda devam ederler.

28 Şubat da değişik bir formda devam eden bir olaydır. Herkes bulunduğu konumdan 28 Şubat’a bakıp; bittiğini, yaşanmadığını veya iyi ki bitti diye görür.

Mütedeyyin kesim açısından ise 28 Şubatın şiddetini daha da koyulaşıp devam ettiğini görmekteyiz.

Elbette ki bu koyu tonun ismi “zulüm”dür.

Zulümdür, çünkü;

Üniversitelerde başörtüsü resmi olarak serbest bırakılmamıştır. Kısmi bir tölerans tanınmıştır.

İlköğretim, ortaokul ve lisede başörtüsü hala yasak bir durumda. İlköğretimdeki kız çocukların başörtülerinden dolayı derse alınmadığı ve başka okullara nakil/sürgün edildiği ayan beyan ortada. Bu öğrencilerin ebeveynlerine para cezası kesilmekte ve haklarında mahkeme açılmakta.  “Polis Abi”ler okulları tek tek gezip başörtülü çocuklara baskı yapmakta ve öğrencileri başörtülerinden ayırmaya çalışmakta.

Bunu yanında İslamı referans alan sivil toplum kuruluşlarına giden gençlere F tipi  yapılanmanın polisleri tarafından oluşturulan ekipler  “o derneklere gitmeyin” diye tehdit ve şantaj yapılıyor.

İslami çerçevede yayın yapan ve gazete/ dergilere baskınlar yapılıyor ve kitaplar toplatılıyor. Öyle ki elinde islami gazete, dergi ve kitap bulunduranlar takip ediliyor, kendilerine ve ailelerine “bir daha bu gazete, dergi ve kitabı okumasın” diye tehditler ediliyor.

Akla hayale gelmeyecek zoraki bir yorumlama ve niyet okumalara dayalı ve aynı zamanda  hukuki, insani ve islami açıdan suç olmayan fiil ve etkinleri suç olarak telakki edip dindar insanları sırf “bizden değil” diye, “bu insanlar yolumuza engel olur” diye ceza evine atanlar, zalimliklerini daha da katmerleştirmek için cezaevinde bulunanların ailelerini de cezalandırmak amacıyla uzak yollara, uzun mesafeleri kat etmeye mecbur bırakmakta.

Evet, bu ve buna benzer yüzlerce örnek verebileceğimiz olaylar yeni bir formdaki 28 Şubatçılarının yasakçı; “benden olmayana ölüm” zihniyetinin devam ettiğinin göstergesidir.

Şuana kadar cemaat mi? Cemiyet mi? Hareket mi? Hizmet mi? Camia mı? Emperyal bir hizmetkar mı? Diyalog elçisi mi? Ne olduğu belli olmayan daha doğrusu ne olduğunu belli etmeyen karanlık bir yapılanma namı diğer F tipi yapılanma 28 şubat sürecinde “tesettür teferruattır” fetvasıyla 28 Şubat zihniyetine ne kadar yardım ve yataklık yaptığını ortaya koymuştur.

Eğer “ şefaat yetkisi” verilseydi 28 Şubat’ın baş aktörlerine şefaat edecek olanlar, günümüze gelinceye kadarki süreçte F tipi yapılanma “dünya şefaatini”  kendi elemanlarına kullanmıştır ve kullanmaya devam ediyorlar.

Öyle ki bu şefaatlerini bilmeyen ve duymayan yok. Kendi medya organlarında bunu hiç  gizlemeden beyan ediyorlar.

F tipi yapılanma kendi medya organlarıyla 28 Şubat’çılara teşekkür etmeyi her zaman borç bildiler. Bunu yaparken de kendilerini aynı zamanda 28 Şubat’tan zulüm görmüş, baskı altında kalmış izlenimi vermekten de geri durmuyorlar.

28 Şubat döneminde seküler ve Kemalist medyanın yaptıklarıyla F tipi yapılanmanın yayınları arasında bir fark görüyor musunuz?

Eğer görüyorsanız bu bilgilerinizi “ZAMAN” aşımına uğramadan “SAMANYOLU” üzerinden sıkıntı ve “SIZINTI” yaşamadan bize gönderebilirsiniz. Çabuk gönderinki umutlarınız “YENİ BAHAR”lara kalmasın.

Elbetteki  28 Şubat denilince ikna odalarından bahsetmeden geçmek, başörtülerinden dolayı üniversitelerden atılan veya bırakmak zorunda kalan insanlardan bahsetmeden geçmeyeceğim. Burada konunun bahsi olacak olan tabi ki Nur Serter gibileri değil fakat ondan daha tehlikeli ve sinsi oyunlar yapan f tipi yapılanmanın elemanları.

28 Şubat darbeci zihniyeti ve anti-islam düşünceleriyle aynı düzlemde olan F tipi yapılanma, zihin kardeşi darbeciler gibi kendileri dışındaki hareket, yapı ve camialara karşı tavır alarak onları her türlü yolla pasifize etmeye çalışmıştır.

Peki “Nur Serter”, “ikna odaları” ve “F tipi yapılanma” arasında nasıl bir ilişki olabilir. Aslına bakarsanız bir ilişkiden daha fazla görev paylaşımı vardır. Nur Serter’in öncülüğünde “İKNA ODALARI” görünür bir şekilde zulmü işlerken, f tipi yapılanmanın elemanları “tesettür teferruattır” fetvası ile bir kısmı başörtülerini atmış diğerleri ise elbiselerinin boylarını kısaltmış, yanlardan daraltmış, başörtüsünün boyunu kısaltmış ve boynuna dolamış, islami bir duruştan ziyade tam bir ucube şeklini almıştır.

Hatta, verilen fetvayı uygulama aşkıyla, islami bir simge olan elbiselerini çıkarıp, dar elbise giyen, bluzlarının rengine kafa takan, ucube gibi başörtüsü şekilleri yapan fetva şuuru ve titizliliğiyle hareket eden “abla”lar “ikna odası” yerine “umut” , “bahar” , “feza” , “zaman” ve “ışık” evlerinde veya  “odalarında” islami usule uygun ayetler ve hadisler ışığında ve aynı zamanda ibadet şuuruyla tesettürü günümüz seviyesizliğine getirmişlerdir. Nur Serter’in  yapamadığını gören küreseller emperyaller bunu  ibadet şuuruyla yapan “abla”lara görev olarak vermiştir.

Günümüzde “tesettür teferruattır” fetvasına uygun giyinen bayanlar fetvayı uygulamak için canla başla uğraşıyorlar. Ve bu uğraşlar iktidar tarafından da destekleniyor. F tipi yapılanmanın ülkü olarak kabul ettiği “altın nesil” işte budur. “Altın nesil” denilen gelecek tasavvuru bu “abla”lar eliyle inşa edilecek.

Yazım burada bitti. Bu yazıyı neden 6 yıl sonra paylaştığımı soranlar mutlaka olacaktır. Onlara derim ki; eğer bu yazıyı 2010 yılında yayınlasaydım o zaman yapacaklarınız her halde şu olurdu;

islam yolunda çalışan hizmet hareketine neden bu hakaretleri yapıyorsun.?

Neden islami bir cemaate sataşıyorsun.?

Buna benzer bir sürü soru soracaktınız…

Ve ben büyük ihtimalle cezaevinde olurdum…

foto
Yazar: Cihad Çetinkaya
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal