"Halife olmak yeryüzünün efendisi değil koruyucusu olmaktır"


Bu haftaki hutbede kâinatta var olan, bilinen ve bilinmeyen tüm varlıkların Allah tarafından yaratıldığına dikkat çekilerek "dünya evi"nin Müslümanlara bir emanet olduğu belirtildi. Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan bu haftaki Cuma hutbesinin başlığı ““Dünya Evimiz Bize Emanettir” oldu. Adıyaman Ulu Camii'nde Cuma namazı kıldıran İstanbul Ataşehir Mimar Sinan Camii İmamı Hafız Fatih Akman, kâinatta var olan bilinen ve bilinmeyen tüm varlıkların Allah tarafından yaratıldığını söyledi. Cuma günü alış verişi bırakarak, camiye koşmanın daha hayırlı olduğunu bildiren ayet gereğince Allah'ın emrini yerine getirmek için camiye koşan Müslümanlara seslenen  Akman "Etrafımızdaki bütün varlıklar Cenâb-ı Hakk’ın eseridir." ifadelerini kullandı. "Her nimet emanettir" İnsanoğlunun istifadesine sunulan tüm imkanların birer nimet olduğunu hatırlatan Akman "Muhterem Müslümanlar! İbretle baktığımızda görürüz ki, küçük bir karıncadan, yörüngesinde akıp giden devasa gezegenlere kadar etrafımızdaki bütün varlıklar Cenâb-ı Hakk’ın eseridir. Rabbimiz, eşsiz gücü ve benzersiz sanatıyla kâinatta bin bir çeşit canlı yaratmıştır. Bunların her biri nimettir ve her nimet emanettir. Yüce Allah şöyle buyuruyor : 'Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından bir nimet olarak sizin hizmetinize vermiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır." Allah'ın, varlıkları bir gaye için yarattığına vurgu yapan Durgun, "Kıymetli Müminler! Varlığa değer biçen Allah’tır. Cenâb-ı Hak, mahlûkatı anlamsız ve boş yere yaratmamış; 'Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.' buyurmuştur. Kâinat, her zerresi ayrı bir anlam taşıyan, dengeli ve muhteşem bir bütündür. Hayat bulduğumuz bu dünyada her bir varlığın ayrı bir gayesi ve değeri vardır." dedi.  "Bütün varlıklar Allah’ı anlatır" Kâinatta görünen ve görünmeyen ne kadar varlık varsa hepsinin Allah'ın mülkü olduğunu ve her birinin kendi lisanıyla Allah'ı zikrettiğini belirten Akman "Değerli Müslümanlar! Allah, kendi zatından uzak ve bağımsız bir evren var etmemiştir. Bütün varlıklar Allah’ı anlatır; O'nun mülküdür. Varlık âleminin kontrolü O’na aittir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: 'Göklerde ve yerde bulunanlar, her şeyi ondan talep eder. O, her an yaratma halindedir. O halde, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?'  Şu halde, çevremize karşı olan sorumluluğumuz, Rabbimizin eserine ve mülküne olan saygımızın gereğidir. Allah’ın koyduğu kanunlara aykırı davranarak tabiata zarar vermek ise, Cenâb-ı Hakk’a karşı sorumluluğumuzu ihmal etmek demektir." ifadelerini kullandı. "Sevgili Peygamberimizi rehber ediniriz" Hazreti Muhammed'in her alanda Müslümanlara rehber olduğunu vurgulayan Akman "Aziz Müminler! Bizler, bir dağa bile muhabbet nazarıyla bakan, 'Uhud bizi sever, biz de onu severiz.' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. 'Birinizin elinde bir fidan varken kıyamet kopuyor olsa bile derhâl onu diksin!'  buyuran Sevgili Peygamberimizi rehber ediniriz. Bütün hayvanların haklarını gözetmeleri hususunda ashabını sürekli uyaran Peygamberimizi örnek alırız. Kıymetli Müslümanlar! Bir taraftan tonlarca ekmeğin çöpe atıldığı diğer taraftan açlık sebebiyle birçok insanın hayatını kaybettiği acı bir çağı yaşıyoruz. Ne yazıktır ki günümüzde dünyevî hırslarının esiri olan insanoğlu, çevresiyle dostça, adil ve insaflı bir ilişki kuramadı. Bütün canlılara nefes kaynağı olan ormanları yaktı, karnımızı doyurduğumuz toprakları çölleştirdi, suya kandığımız nehirleri kirletti."  şeklinde konuştu. "Medeniyetimizde bir ekmek kırıntısının dahi yere atılması hoş karşılanmazken tonlarca gıdanın çöpe atılmasına daha ne kadar rıza göstereceğiz?" diyen Akman şöyle devam etti: Geri dönüşüm imkânı olan atıkları, umursamaz bir tavırla çöp tenekelerine daha ne kadar hapsedeceğiz? Oysa çevremize sevgi ve şefkatle davrandığımız ölçüde bizler de huzur ve sağlık içinde yaşayacağız. Aksi halde zarar görecek olan sadece tabiat değil, bizatihi bizler olacağız. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de insanoğlu şöyle uyarılır: 'İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah, hata ve yanlışlarından vazgeçsinler diye işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor. "Halife olmak, yeryüzünü Allah’ın rızasına uygun bir şekilde kullanmaktır" İnsanın Allah katında değerli bir varlık olması için Allah'ın emirlerini yerine getirmesi gerektiğini ifade eden Akman "Muhterem Müminler! Bizler, engin bir merhamet sahibi olan Allah’ın yeryüzündeki halifeleriyiz. Halife olmak, sorumluluğun adıdır; yeryüzünün efendisi değil koruyucusu olmaktır. Halife olmak, yeryüzünü Allah’ın rızasına uygun bir şekilde kullanmaktır. İfsat etmemek, zarar vermemektir. O halde, yaratan ve yöneten Rabbimizin bizlere emaneti olan çevremize karşı duyarlı olalım. Gün gelip emanetin sahibi olan Rabbimize hesap vereceğimizi aklımızdan çıkarmayalım. Yeryüzünün sadece insanların değil bütün canlıların hayat alanı olduğunu bilerek yaşayalım." dedi. (Cemil Özdaş – İLKHA) https://ilkha.com/guncel/halife-olmak-yeryuzunun-efendisi-degil-koruyucusu-olmaktir-105751

post
 Adıyaman    05.10.2019 23:49:13    Bu İçerik 17 kez görüntülendi.


Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan bu haftaki Cuma hutbesinin başlığı ““Dünya Evimiz Bize Emanettir” oldu.

Adıyaman Ulu Camii'nde Cuma namazı kıldıran İstanbul Ataşehir Mimar Sinan Camii İmamı Hafız Fatih Akman, kâinatta var olan bilinen ve bilinmeyen tüm varlıkların Allah tarafından yaratıldığını söyledi.

Cuma günü alış verişi bırakarak, camiye koşmanın daha hayırlı olduğunu bildiren ayet gereğince Allah'ın emrini yerine getirmek için camiye koşan Müslümanlara seslenen  Akman "Etrafımızdaki bütün varlıklar Cenâb-ı Hakk’ın eseridir." ifadelerini kullandı.

"Her nimet emanettir"

İnsanoğlunun istifadesine sunulan tüm imkanların birer nimet olduğunu hatırlatan Akman "Muhterem Müslümanlar! İbretle baktığımızda görürüz ki, küçük bir karıncadan, yörüngesinde akıp giden devasa gezegenlere kadar etrafımızdaki bütün varlıklar Cenâb-ı Hakk’ın eseridir. Rabbimiz, eşsiz gücü ve benzersiz sanatıyla kâinatta bin bir çeşit canlı yaratmıştır. Bunların her biri nimettir ve her nimet emanettir. Yüce Allah şöyle buyuruyor : 'Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından bir nimet olarak sizin hizmetinize vermiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır."

Allah'ın, varlıkları bir gaye için yarattığına vurgu yapan Durgun, "Kıymetli Müminler! Varlığa değer biçen Allah’tır. Cenâb-ı Hak, mahlûkatı anlamsız ve boş yere yaratmamış; 'Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.' buyurmuştur. Kâinat, her zerresi ayrı bir anlam taşıyan, dengeli ve muhteşem bir bütündür. Hayat bulduğumuz bu dünyada her bir varlığın ayrı bir gayesi ve değeri vardır." dedi.

 "Bütün varlıklar Allah’ı anlatır"

Kâinatta görünen ve görünmeyen ne kadar varlık varsa hepsinin Allah'ın mülkü olduğunu ve her birinin kendi lisanıyla Allah'ı zikrettiğini belirten Akman "Değerli Müslümanlar! Allah, kendi zatından uzak ve bağımsız bir evren var etmemiştir. Bütün varlıklar Allah’ı anlatır; O'nun mülküdür. Varlık âleminin kontrolü O’na aittir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: 'Göklerde ve yerde bulunanlar, her şeyi ondan talep eder. O, her an yaratma halindedir. O halde, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?'  Şu halde, çevremize karşı olan sorumluluğumuz, Rabbimizin eserine ve mülküne olan saygımızın gereğidir. Allah’ın koyduğu kanunlara aykırı davranarak tabiata zarar vermek ise, Cenâb-ı Hakk’a karşı sorumluluğumuzu ihmal etmek demektir." ifadelerini kullandı.

"Sevgili Peygamberimizi rehber ediniriz"

Hazreti Muhammed'in her alanda Müslümanlara rehber olduğunu vurgulayan Akman "Aziz Müminler! Bizler, bir dağa bile muhabbet nazarıyla bakan, 'Uhud bizi sever, biz de onu severiz.' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. 'Birinizin elinde bir fidan varken kıyamet kopuyor olsa bile derhâl onu diksin!'  buyuran Sevgili Peygamberimizi rehber ediniriz. Bütün hayvanların haklarını gözetmeleri hususunda ashabını sürekli uyaran Peygamberimizi örnek alırız. Kıymetli Müslümanlar! Bir taraftan tonlarca ekmeğin çöpe atıldığı diğer taraftan açlık sebebiyle birçok insanın hayatını kaybettiği acı bir çağı yaşıyoruz. Ne yazıktır ki günümüzde dünyevî hırslarının esiri olan insanoğlu, çevresiyle dostça, adil ve insaflı bir ilişki kuramadı. Bütün canlılara nefes kaynağı olan ormanları yaktı, karnımızı doyurduğumuz toprakları çölleştirdi, suya kandığımız nehirleri kirletti."  şeklinde konuştu.

"Medeniyetimizde bir ekmek kırıntısının dahi yere atılması hoş karşılanmazken tonlarca gıdanın çöpe atılmasına daha ne kadar rıza göstereceğiz?" diyen Akman şöyle devam etti:

Geri dönüşüm imkânı olan atıkları, umursamaz bir tavırla çöp tenekelerine daha ne kadar hapsedeceğiz? Oysa çevremize sevgi ve şefkatle davrandığımız ölçüde bizler de huzur ve sağlık içinde yaşayacağız. Aksi halde zarar görecek olan sadece tabiat değil, bizatihi bizler olacağız. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de insanoğlu şöyle uyarılır: 'İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah, hata ve yanlışlarından vazgeçsinler diye işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.
"Halife olmak, yeryüzünü Allah’ın rızasına uygun bir şekilde kullanmaktır"

İnsanın Allah katında değerli bir varlık olması için Allah'ın emirlerini yerine getirmesi gerektiğini ifade eden Akman "Muhterem Müminler! Bizler, engin bir merhamet sahibi olan Allah’ın yeryüzündeki halifeleriyiz. Halife olmak, sorumluluğun adıdır; yeryüzünün efendisi değil koruyucusu olmaktır. Halife olmak, yeryüzünü Allah’ın rızasına uygun bir şekilde kullanmaktır. İfsat etmemek, zarar vermemektir. O halde, yaratan ve yöneten Rabbimizin bizlere emaneti olan çevremize karşı duyarlı olalım. Gün gelip emanetin sahibi olan Rabbimize hesap vereceğimizi aklımızdan çıkarmayalım. Yeryüzünün sadece insanların değil bütün canlıların hayat alanı olduğunu bilerek yaşayalım." dedi. (Cemil Özdaş – İLKHA)
https://ilkha.com/guncel/halife-olmak-yeryuzunun-efendisi-degil-koruyucusu-olmaktir

halife-olmak-yeryuzunun-efendisi-degil-koruyucusu-olmaktir