Doç. Dr. Özdemir: Gerçek hayattaki haram ve helaller sanal alemde de aynı hükümdedir


​Adıyaman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Recep Özdemir, kişinin günlük yaşamındaki helal ve haramların sanal alemde de aynı hükmü taşıdığını belirterek uyarıda bulundu.

post

 Bilim ve Teknoloji    02.06.2022 11:22:43    Bu İçerik 4457 kez görüntülendi.

07.10.22

 


CEMİL ÖZDAŞ
Gelişen teknoloji ve dijitalleşmenin beraberinde getirdiği birçok olumsuzluğun var olduğuna değinen Adıyaman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Recep Özdemir, Müslümanların sosyal medya kullanımında son derece dikkatli olması gerektiğini kaydetti.

Özdemir, sosyal medya denilen sanal alemi kullanan insanların ahiret hayatını unutmadan ve verecekleri hesabı da düşünerek hayatlarına yön vermesi gerektiğini dile getirdi.


"Dijital bir çağın etkisi altındayız"

İnsanların gerçek hayattan çok sanal alemle vakit geçirdiklerine değinen Özdemir, "Sosyal medya hayatımıza büyük oranda şekil veriyor, gerçek hayattan çok sanal hayatımız söz konusudur. Hayallerimiz, yaptığımız işler daha çok sosyal medyada varlık gösteriyor. Dijital medya şu an değişmez bir fenomen haline geldi. Dolayısıyla İslam'ın da bu konuda mutlaka söyleyebileceği bir şey vardır. İslam, gerçek hayatla ilgili hükümler ortaya koyduğu gibi sanal hayatla ilgili mutlaka söyleyeceği bir şeyler vardır. Gerçek hayatta geçerli olan bütün hükümler aynı şekilde sosyal medyada geçerlidir. İslam, gerçek hayatta yaşanıldığı gibi aynı şekilde dijital dünyada da hayata tatbik edilmesi gerekir." dedi.

"Sosyal medya İslami hükümlerden bağımsız değildir"

İslam'ın, hayatın her alanına müdahil olduğuna vurgu yapan Özdemir, "Bu noktada Müslümanın dikkat etmesi gereken hususlar vardır. Gerçek hayattaki yalancılık sanal dünyada da geçerlidir. Gerçek hayattaki yalan neyse sosyal medyada da gerçeğe aykırı yalana girebilecek şeyleri paylaşmaması lazım. Gerçek hayatta haram olan yalan sosyal medyada da haramdır. Dinimiz, gerçek hayatta iftirayı yasakladığı gibi dijital dünyada da iftiraya varacak ithamları aynı şekilde yasaklamıştır. Bu tür paylaşımlar yapan kişilerin uhrevi olarak sorumlu olacağını bilmemiz gerekiyor. Dinimizde yasaklanan gıybet gerçek hayatta haram olduğu gibi dijital hayatta da yasaklanmıştır. Gıybet, kişinin duyduğu zaman rahatsız olacağı sözlerdir. Bu da aynı şekilde uhrevi sorumluluk gerektirir. Yani kişiler sosyal platformları kullanırken mutlak surette gıybet noktasına varabilecek paylaşımlarda bulunmamalıdır." ifadelerini kullandı.

"Tecessüse varan bildirimlerden uzak durmamız lazımdır"

İnsanların birbirlerinin gizli hallerini araştırmaması gerektiğine değinen Özdemir, "Dinimiz, Hucurat suresinde zanda bulunmayı, tecessüs etmeyi yasaklamıştır. Tecessüs, kişilerin veya kurumların gizli kalması gereken bilgilerinin sosyal medya üzerinden teşhir edilmesi, kesinlikle dinimize uymayan şeylerdir. Biz, Kur'an-ı Kerim'in ifadesiyle 'Bilmediğin şeyin ardına düşme' düşüncesiyle hakkında bilgi sahibi olmadığımız şeyin hakkında tecessüse varan bildirimlerden uzak durmamız lazımdır. Bunların ahirette sorumluluk gerektirdiğinin bilincinde olmamız gerekir." şeklinde konuştu.

"İnsanların yüzde 40'ı sosyal medya üzerinden bilgi ediniyor"

İnsanların sosyal medya üzerinden bilgi aldıklarına işaret eden Özdemir, "İnsanların doğru bilgi edinmesini sağlamamız gerekir. Sosyal medya üzerinden yanlış bilgi vermek suretiyle insanlar yanıltılmamalı. İnsanların doğru bilgi dinmesini sağlamamız gerekiyor. Müslümanın her halükarda doğru olması lazımdır. Peygamber Efendimiz, 'Bizi aldatan bizden değildir.' diye buyururu. Yani sosyal platformlar üzerinden de bizi aldatanların bizden olmayacağı aşikârdır. Kişinin, inandığı dini aziz tutması lazımdır. O dini karalayan, küçük düşürecek paylaşımlar içerisine girmemesi gerekir." dedi.

"İslam gerek erkek gerek kadın konusunda bazı mahrem sınırlar koymuştur"

Sosyal medyanın mahremiyet duygusunu öldürdüğünü söyleyen Özdemir, "Mahremiyetin paylaşılması konusunda maalesef toplum olarak çok duyarlı değiliz. İslam, gerek erkek gerek kadın konusunda bazı mahrem sınırlar koymuştur. Bunlara riayet etmemiz lazımdır. Bunların ekran üzerinde olması günah olmayı ortadan kaldırmıyor. Onu ekranda teşhir etmek de aynı şekilde günahtır. Özellikle bayanların el ve yüz dışındaki yerlerini teşhir etmeleri, aynı şekilde erkeklerin de mahrem yerleri teşhir etmeleri dinimizce sakıncalıdır. Bu konuda günlük hayatta görmememiz gereken, bakmamamız gereken şeylere sosyal medya üzerinden de bakmamamız gerekiyor. Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de 'O erkeklere söyle gözlerini indirsinler. O kadınlara söyle gözlerini indirsinler.' buyuruyor. Bu emir aynı zamanda sosyal medyayı da ilgilendiriyor. Bu konulara riayet etmemiz lazımdır." ifadelerini kullandı.

Özdemir, "İnsanlar ürün alırken reklamlara ve sosyal medya üzerindeki bildirimlere önem veriyor. Bildirimde bulunurken yanlış yönlendirebilecek reklam ve yanlış tanıtım yapmaktan uzak durmamız lazımdır. Kişileri yanlış yönlendirmekten kaçınmamız gerekiyor." şeklinde konuştu. (İLKHA)


YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
 

adıyaman,doç.dr.recep özdemir,sanal medya