Dinimizle bilim iç içedir


​4006 TUBİTAK Bilim Fuarı kapsamında çalışmalar yapan öğrenciler, amaçlarının İslam’la bilimin iç içe olduğunu ve doğru bilinen yanlışlar hakkında da toplumu bilinçlendirmek olduğunu söylediler.

post
 Teknoloji    04.03.2019 18:59:03    Bu İçerik 825 kez görüntülendi.


Adıyaman Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan bilim fuarında; Kur’an-ı Kerim'de adı geçen meyveler, ağaçlara bez bağlama geleneği, sosyal medya kullanımı ve elektrik üretimine varıncaya kadar birçok konuyu ele alınıyor. Bilim fuarında projelerini sergileyen öğrenciler, bilimsel projeleriyle topluma faydalı olmak istediklerini söylediler.

Kur’an-ı Kerim'de adı geçen meyveler hakkında proje hazırlayan öğrencilerden Meryem Göğüş, "Projemizin amacı Kur’an-ı Kerim'de adı geçen meyveleri açıklayıp bunun bilimsel olarak kanıtlanmış olduğunu söylemek ve bilimle dinimizin iç içe olduğunu belirtmektir. Kur’an-ı Kerim'in sadece ahlaki ve hukuki kanunlar getirmediğini, aynı zamanda sağlık ve beslenme üzerine de bilgiler verdiğini bunun amacını insan sağlığını korumak olduğunu belirtmektir." dedi.

"PROJEMİZİN AMAÇLARDAN BİRİ KUR'AN VE BİLİMİN İÇ İÇE OLDUĞUNU ÇATIŞMADIĞINI GÖSTERMEKTİR"

Kur’an-ı Kerim'de adı geçen meyvelerin insan sağlığı açısından önemini araştırdıklarını söyleyen Kadriye Çok, incirin insan sağlığı açısından çok faydalı olduğunu ve Peygamber Efendimizin inciri yemeyi tavsiye ettiğini belirterek, "İncir meyvelerin en şereflileri arasında yer almaktadır. İçindeki benzaldehitten dolayı antikansorojendir. Bu meyvelerden bir tanesi de üzümdür üzüm meyvelerin en şereflisi ve glikoz kaynağıdır. Bu yüzden canlılık ve zindelik verir. Projemizin amaçlardan biri Kur'an ve bilimin iç içe olduğunu çatışmadığını göstermektir." diye konuştu.

SOSYAL MEDYA FAZLA KULLANILDIĞINDA SIKINTILARA YOL AÇIYOR

Sosyal medyayla ilgili proje hazırlayan öğrencilerden Emre Batuhan Tarkan, "Son zamanlarda sosyal medyada çok fazla zaman harcamaktadır. Bu şekilde zaman kaybı olmaktadır. Bu kaybolan zamanı göstermek için projemizi hazırladık. Bu şekilde sosyal medyadaki olumsuz tutum ve çabalarını onlara göstermek istedik. Sosyal medya bağımlılığı, insan hayatında sosyal ve psikolojik yönden olumsuz etkileri olan ve çok zaman harcamasına sebep olan davranıştır. Bunun için anket yaparak hangi sitelere ne kadar giriliyor, aileleriyle sıkıntılar yaşanıyor mu? gibi sorulara cevap aradık." ifadelerini kullandı.

"Sosyal medya bağımlılığından kurtulabilmek için önce bağımlı olduğunun farkına varmak gerekiyor." diyen Tarkan şu ifadeleri kullandı: "Bundan kurtulmak için hangi saatlerde ne kadar sosyal medyayla meşgul olduğunuzu not alın. Bunu yaptıktan sonra önce telefonunuzu sessize alın, sonra bildirimleri kapatın ki sosyal medyadan bildirim gelmesin. Bu da işe yaramasa zamanınızı kısıtlayın. Günde bir saat giriyorsanız yarım saat, 15 dakikaya düşürün. Bu da işe yaramasa kendinizi teknolojiden uzaklaştırın, ailenizle arkadaşlarınızla gezin, hobilerinize yönelin eğer bunlarda işe yaramasa en son destek almaya aşlayın çünkü bağımlılığınız çok ilerlemiş demektir."

"MIKNATISLARIN BU KUVVETİNDEN YOLA ÇIKARAK ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETMEYİ PLANLADIK"

Ekonomik elektik üretmek için proje hazırladıklarını söyleyen öğrencilerden Deniz Kizir, "Her ortamda rüzgâr bulunmayabilir. Bizler rüzgârın olmadığı ortamlarda da enerji üretmek istiyoruz. Adıyaman gibi bir yerde rüzgâr tribünü bir işe yaramaz çünkü rüzgâr yok. Bizde mıknatısların itme ve çekme kuvvetlerinden yararlanarak elektrik enerjisi üretmeyi planlıyoruz. Bunun için bir şema hazırladık. Ve şemanın bir tarafı sürekli iten kutup oldu ve çark sürekli dönme halinde oldu ve bu şekilde sürekli elektrik enerjisi üretilir oldu. Rüzgârın olmadığı oramlar da bunu üretirsek eğer elektrikle ilgili birçok sorunu halletmiş olacağız. Günümüzde bir evin ortalama elektrik parası 100 elli liradan aşağı gelmiyor. Bizde bunu indirmeye çalıştık. Aklımıza bu fikir geldi. Mıknatısların bu kuvvetinden yola çıkarak elektrik enerjisi üretmeyi planladık." dedi.

Dil üzerine yaptıkları çalışma hakkında bilgi veren öğrencilerden Zehra Solgun "Projemizin amacı beli kelimeleri, ses benzerliği olan kelimeleri, söylemleri ve tekerlemeleri, yabancı dili küçük çocuklara sevdirmektir. Bu şekilde yabancı dil telaffuzun geliştirmek, insanları dile daha yatkın hale getirmek, insanların dile olan merakını artırmak, dil ve beyin koordinasyonunu sağlamaktır. Aynı zamanda velilerin ve öğrencileri öğrenme sürecine katılım sağlamayı hedefliyoruz. Çocuklara ezberledikleri tekerlemeleri akranlarıyla paylaştıklarında özgüvenleri artacaktır." ifadelerini kullandı. (Cemil Özdaş - İLKHA)