"Vatandaş ısınma ile beslenme arasında seçim yapmaya zorlanmaktadır"


​​​​​​​Adıyaman Emek ve Demokrasi platformu tarafından artan hayat pahalılığı ve zamlara karşı basın açıklaması düzenlendi.

post

 Ekonomi    26.02.2022 16:59:17    Bu İçerik 12113 kez görüntülendi.

 


Açıklamayı, platform adına Enver Arık okudu. Arık Ülke olarak tarihimizin en zor süreçlerinden birinin yaşandığını dile getirdi.

Yapılan kitlesel basın açıklamasında, "Yıllardır iç içe geçerek gittikçe daha büyüyen ekonomik, sosyal, siyasal sorunlar yaşamın her alanını tıkayan çoklu bir krize dönüşmüş bulunuyor. Bu çoklu krizin faturası ise baskı ve şiddetten beslenen tam bir anayasasızlık hali ve yoksullaştırma ile halka, emekçilere kesiliyor." İfadeleri kullanıldı.

Gittikçe ağırlaşan yoksulluk, işsizlik tablosu ile birlikte mevcut iktidarın yönetememe krizi de derinleşmektedir. Cilalanarak piyasaya sürülen “kur korumalı mevduat sistemi” de, “tarihi artış” olarak pazarlanmak istenen asgari ücret artışı da yaşanan krizi çözememektedir. Çünkü asıl ve gerçek tarihi artış hayat pahalılığında yaşanmaktadır. Resmi verilere göre 2022 Ocak ayı itibari ile tüketici enflasyonu yıllık yüzde 48,69, gıda enflasyonu yıllık yüzde 56, ulaştırma enflasyonu ise yüzde 69 artmıştır. Ancak asıl artış enerji kullanımı ile ilişkili olarak petrol, elektrik ve doğal gaz fiyatlarında yaşanmıştır. Merkez Bankası’na göre, üreticilerin elektrik, gaz üretimi ve dağıtımı fiyatları yüzde 138,5 artarken, tüketicilerin enerji kullanım fiyatları ise yüzde 76,4 artmıştır.

"Elektriğe ortalama yüzde 80 oranlı tarihi bir zam yapılmıştır"

Arık açıklamasının devamında, "Enerji alanında yaşanan artışlar suya atılan bir taşın oluşturduğu halkalar gibi ulaşımdan gıda ürünlerine, meyve ve sebzeden temel tüketim maddelerine kadar her alana yansımaktadır. Dolayısıyla bugün toplum olarak maruz bırakıldığımız yüksek enflasyonda, artan hayat pahalılığında en büyük pay enerji alanında yaşanan fiyat artışlarıdır. Yılbaşı akşamı elektriğe yüzde 50 ile yüzde 127 arasında, ortalama yüzde 80 oranlı tarihi bir zam yapılmıştır. Doğalgaza ise yüzde 25 zam yapılmıştır. Otomatiğe bağlanan akaryakıt zamları toplu ulaşıma yılın ilk günlerinde  yüzde 40 zam olarak yansımıştır. Sadece bu üç zam yoksullaştırılan halkın, emekçilerin gelirini eritmeye, yaşamını alt üst etmeye yetmektedir. Elektrik, doğalgaz, toplu ulaşım alanında yaşanan fahiş zamlara karşın kamu emekçileri ve emeklileri olarak bizim maaşlarımızda Ocak ayından itibaren, önümüzdeki altı ay için yapılan artış sadece yüzde 7,5’ta kalmıştır. Basit bir hesap yapacak olursak, kısacası dört kişilik bir kamu emekçisi ailesinin, asgari seviyedeki elektrik, doğalgaz ve ulaşım harcamasını esas alarak yaptığımız hesaplamaya göre söz konusu ailenin zamlar sonrasında sadece bu 3 kaleme yaptığı harcama 404 TL artmıştır. Öte yandan çetin geçen kış koşullarında artan tüketim,  elektrik ve doğalgaza yapılan fahiş zamların etkisini daha artırmış,  faturalar ikiye, hatta üçe katlanmıştır." ifadelerini kullandı.

"Türkiye’de kamunun 1 liraya ürettiği elektriğe biz 7 lira ödüyoruz"         

Enerjinin çok pahalı olduğuna dikkat çeken Arık, "Son yirmi yıldır hayata geçirilen halkın değil, bir avuç mutlu azınlığın çıkarlarını temel alan özelleştirme soygunu ise ülkemizin her alanda dışarıya bağımlılığını artırarak içine sürüklendiği bataklığı daha fazla büyümüştür. Türkiye’de enerji alanı, bağımlılığın ve özelleştirme soygunun en derin yaşandığı alan olarak öne çıkmaktadır. Her şeyden önce son zamlarla birlikte elektrik maliyetinin 6 katını dağıtım ve üretim şirketlerine verip, kendi payını alan bir devlet tablosu ile karşı karşıyayız.

Yani Türkiye’de kamunun 1 liraya ürettiği elektriğe biz 7 lira ödüyoruz. Yapılan hesaplamalara göre geçtiğimiz yıl vatandaşların aylık ortalama 19,5 milyar TL olan toplam elektrik harcaması, yılbaşında yapılan zamlarla 42,5 milyar TL’ye çıkacaktır. Yani elektriğe ayda ortalama 23 milyar TL fazla para ödeyeceğiz. Bu tutar,  20 Aralık akşamı 3 milyar doları 18,2 TL’den satıp, 21 Aralık akşamı 11,2 TL’den 3,3 milyar dolar almak sureti ile elde edilecek kâra denk gelmektedir.  O akşam bu kadar para kazanmak belki dünyanın en büyük yolsuzluğuydu. Ancak eğer bu fahiş zamlar geri alınmazsa bu halk ödemesi dayatılan elektrik faturaları ile her ay tekrarlanacaktır." şeklinde konuştu.

Arık son olarak, "Bugün, bir avuç mutlu azınlık dışında kalan başta dar gelirliler ve ücretli kesimler olmak üzere milyonlarca insan enerji fiyatlarındaki bu devasa artış sonucunda ısınma ile beslenme arasında seçim yapmaya zorlanmaktadır. Milyonlar artan gıda fiyatları yüzünden yeterince beslenemediği gibi sert geçen kış koşullarında yeterince ısınamadığı halde nerdeyse kira giderlerine ulaşan elektrik ve doğalgaz faturaları ile baş etmeye çalışmaktadır. Tüm bunlar 21 dağıtım şirketi ve sayısı iki elin parmaklarını geçmeyen enerji şirketinin çıkarının 84 milyonun çıkarının üzerinde tutulmasının, yıllardır süren özelleştirme talanının sonucudur." dedi.

adıyaman,zam,ekonomi,vatandaş