İsra ve Mirac dönüm noktasıdır


Peygamberimiz Efendimiz aleyhissalatu vesselam'ın hayatında önemli dönüm noktalarından birisi olan İsra ve Mirac hadisesi olduğunu dile Adıyaman İl Müftüsü Mehmet Taşçı bu gecenin feyzinden istifade edilmesi gerektiğini belirtti.

post
 Adıyaman    02.04.2019 18:53:35    Bu İçerik 165 kez görüntülendi.


İsra ve Mirac hadisesi Peygamberimiz Efendimiz aleyhissalatu vesselam'ın hayatında peygamberlik geldikten sonra Cenab-ı Allah'ın yardımına inayetine ve tesellisine en çok muhtaç olduğu bir anda gerçekleşen bir hadisedir.

İsra ve Mirac Gecesi hakkında açıklamalarda bulunan İl Müftüsü Mehmet Taşçı İsra ve Miracın çekilen sıkıntılar ve zorluklardan sonra gelenbir lütüf olduğuna değindi.

 

Taşçı "Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam Tayif'e gitmiş belki oradakilerin kendisine yardımcı olmaları destek olmaları ümidiyle ve dayılarının da memleketi olan Tayif'e bir ümitle gitmiş. Orada Peygamber Efendimiz aleyhissalatu Vesselam'ın maalesef çok çirkin bir şekilde karşılaşmışlar.

Peygamberimiz efendimiz aleyhissalatu vesselam'ı ve ve Hazreti Zeyd'i taşlamışlar. Rivayetlere göre üzerine hayvan işkembelerini atacak şekilde Peygamberimize gerçekten üzmüşler. Allah'ın Resulü peygamberliğinden sonra hayatı boyunca da zaman zaman o dönemi hatırladığında hüzünlere gark olduğunu kitaplarımızda okuyoruz." dedi.

 

"Peygamberimiz Taifli'lerin zorbalıklarından ve işkencelerinden kendisini zor bir şekilde Taif'in dışına atmış." diyen Taşçı  daha sonraşöyle devam etti:

"Cebrail aleyhisselam gelip Peygamberimize 'Ey Allah'ın Resulü eğer dilersen Cenabı Allah şu iki dağı bunların başına geçirecek helak edecek.' diye geldiğinde Peygamberimiz Efendimiz aleyhissalatu vesselam 'Allah'ım sen benim bu milleti bu kavmi hidayete erdir. Zira Bunlar bilmiyorlar.' buyurmak suretiyle onlara asla azap olmasını istememiş merhametiyle muamele etmiş. Peygamberimiz efendimiz aleyhissalatu Vesselam'ın en destekçilerinden birisi olan Mekke'nin azılı müşriklerine karşı Peygamberimizi siz sürekli savunan amcası Ebu Talibi yitirmiş. Ardından aynı şekilde Peygamberimizin hem maddi özellikle manevi yönden peygamberimizin en büyük destekçilerinden birisi olan Hazreti Hatice'sini kaybetmiş. Müşriklerin genel boykot uyguladıkları bir dönemde yani Peygamberimizin hayatındaki en çileli en meşakkatli ve en sıkıntılı olayların yaşandığı ve gerçekleşmiş olduğu bir dönemde, Cenabı Allah Peygamberimiz efendimiz aleyhissalatu vesselam ı adeta teselli etmek ve onu rahatlatmak üzere Peygamberimize lütfettiği bir nimettir İsra ve Mirac hadisesi." şeklinde konuştu.

 

Hayvan derisini kaynatıp suyunu içtiler

İsra ve Mirac Gecesinden önce yaşanan boykotun çok büyük sıkıntılara neden olduğunu dile getiren Taşçı: "Bir sahabi o yılları anlatırken 'O boykot yıllarında öyle sıkıntı, öyle açlık ve yokluk, öyle kıtlık yaşadık ki bizden birisi günler önce ölmüş bir hayvanın kurumuş derisini bulduğu için onu kaynatıp da sonunda içeceği için çok sevinmiştik.'  demek suretiyle boykot yılların Peygamberimize ve sahabeye ne kadar acı ve ızdırap dolu geçtiğini bu ifadelerle bildirmektedir. İşte böyle bir anda yani Allah Resul'ünün sıkıntılarının tavan yaptığı bir dönemde, hicretten takriben 18 ay önce Recep ayının 27 gecesinde gerçekleşen bir hadisedir İsra ve Mirac hadisesi."dedi

 

İsra olayının Kur'an-ı Kerim'e konu olduğunu ifade eden Taşçı "Özellikle İsra hadisesine vurgu yapmak için Cenabı Allah İsra Suresi'nin birinci  ayeti Celilesinde de bu konuyu bize anlatmak ama şöyle buyurmaktadır 'Kulu Muhammed'i gecenin bir anında Mekke'deki Kabe-i Muazzama'dan Mescid-i Haram'a oradan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya götüren orada ayetlerinden bir kısmını peygamberine göstermek üzere ve etrafının mübarek kıldığımız Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya kulu Muhammed'i yürüten Allah'ın şanı pek yücedir. Şüphesiz o Allah görendir, yaptıklarınızı, ettiklerinizi ve söylediklerimizi de işitendir.' buyurmak suretiyle bu gerçeğe dikkat çekmekte." şeklinde konuştu.

 

Allah Resulü aleyhissalatu vesselam bu gece Cebrail Aleyhisselam ile beraber Mescid-i Haramdan Kudüs'e gitti ve orada tüm peygamberlere namaz kıldırdığını söyleyen Taşçı "Namaz kıldırdıktan sonra da yedi kat göklerde her bir peygamberle selamlaştı. onlara selam verip onların Selamlarını alması hal hatır sormalarından sonra Cenab-ı Allah'ın huzuruna Efendim gitmiş olduğu, yürümüş olduğu bir gecenin adıdır İsra ve Mirac gecesi. Cenabı Allah bu gece de Peygamber Efendimiz aleyhissalatu Vesselam'ın ahirette ümmetinin yaşayacağı hallerden bir kısmını da göstermiştir. rivayetlere göre İsra ve Mirac hadisesini anlatan hadisi şeriflere ve bu konuda yazılan eserlere baktığımız zaman Cenabı Allah ahirette gıybet edenlerin, dedikodu yapanların, büyük günahların en büyüklerinden olan faiz yiyenlerin, hakkı ve gerçeği gizleyenlerin, zina edenlerin ahirette karşılaşacakları acı sonlarını Cenab-ı Allah Peygamberimiz Efendimiz aleyhissalatu vesselama göstermiştir." dedi

 

"Namaz İsra ve Mirac'ın hediyesidir"

Günde baş vakit kılanan namazın bu gecnin bir hediyesi olduğunu belirten taşçı "Ayrıca Cenab-ı Allah bu gecenin bir hatırası olarak bu gece ile ilgili Allah Resulü aleyhissalatu vesselama ve ümmetine bir takım hediyelerde bulunmuştur. Günde beş vakit kıldığımız namaz İsra ve Mirac Gecemizin bir hatırasıdır, hediyesidir.  İsra ve Mirac ile beraber namaz farz kılındı ve Allah resulü aleyhissalatu vesselam da hadis-i şerifinde 'Namaz müminin miracıdır.' Yani adeta Cenabı Allah beni yükseltti ve benim Miracım. Ümmetimin Miracı da günde beş defa Cenabı Allah'a yükselmiş olan namazdır. Allah Resulü bize namazın bir Mirac olduğunu yükselten Cenabı Allah'ı yücelten bir Mirac olduğunu bize bildiriyor. Onun için namazsız Müslümanlık olmaz. Müslüman olduktan sonra ilk yapmanız gereken ibadet namaz olduğu gibi aynı şekilde ahirette de hesaba çekildiğimiz zaman ilk hesabının sorulacağı amelimiz namazımızdır." ifadelerini kullandı.

 

Müslümanlar için bu gecenin müjdelerle dolu olduğunu belirten Taşçı "Bakara Suresi'nin son iki Ayeti Kerimesi'de bu gecenin bir hediyesi ve hatırasıdır. Yine bu gecenin bize getirdiği müjdelerden birisi de şirke bulaşmadan ölenlerin bir şekilde cennete girecekleridir. Zira müşrikler Peygamberimiz kendilerine ki bu gece ben Mekke'den Kudüs'e Oradan da göklere yükseltildim diye söylediği zaman müşriklerin anlamamışlar. Tabiri caizse alay edip peygamberimizle dalga geçmişlerdi." dedi. 

 

"Peygamberimizin haberinden sonra müşrikler Hazreti Ebubekir'e gelerek '

Ya Eba Bekir görüyormusun arkadaşın gene bir şeyler söylüyor. Gecenin bir kısmında Mekke'den Kudüs'e oradan da göklere yükseldiğini söylüyor. Ne dersin? Dedikleri zaman 'Bunu o mu söyledi. Evet, o söyledi. O söylediyse doğru söylemiştir. Hazreti Ebubekir'in adı Ebubekir Sıddık olur." şeklinde konuşan Taşçı daha sonra şöyle devam etti:

"Miraç'ın en önemli güzergahlarında birisi olan Mescidi Aksa'yı anmadan geçmek olmaz. Mescidi Aksa Abdülhamit Han hazretlerinin ifadesiyle 'Mescidi Haram Allah'ın haremi, Mescidi Nebevi Resulullah'ın haremi ve Mescidi Aksa ise ümmetim haremidir.' Peygamber Efendimiz aleyhissalatu vesselam namazın farz kılındığı zaman Müslümanlar namazlarını Kabe'den öce Mescid-i Aksa' ya dönerek kılarlardı."

 

"Kudüs Müslümanların omuzlarında birer emanettir"

Kudüs'ün Müslümanlar için çok öneli bir yre sahip olduğunu hatırlatan Taşçı "

Bugün Yahudilerin zulümleri atında inim inim inleyen Mescidi Aksa ve oradaki kardeşlerimiz bizim ve bütün Müslümanların omuzlarında birer emanettir. bu emanet eden bir şekilde sahip çıkmak zorundayız. İsra ve Mirac Gecelerinin bize bugün için hatırlatması gereken en önemli mesaj budur. Yani inananların ve Müslümanların biran evvel Mescidi Aksa'yı bu zulümlerden ve esaretten kurtarmalarıdır. Bunun plan ve projelerini yapmak zorundalar. ve Selahattin Eyyubi Hazretleri Kudüs'ü kaybettikten sonra tekrar fethine kadar hiç gülmedi. Fethettiği zaman da onlar gibi Yahudileri ve Hristiyanları kılıçtan geçirerek değil, zararsız, ziyansız bir şekilde rahat bir şekilde şehri terk etmeleri için onlara 40 gün müsaade etmiştir." dedi.

 

"Dolayısıyla Mescidi Aksa ve Kudüs 13'üncü yüzyıldan 19'uncu yüzyıla kadar Osmanlıların hakimiyetinde en güzel yıllarını, huzurlu yıllarını geçirmiş." Şeklinde konuşan Taşçı "Ama maalesef 1900'lü yılların başlarında tekrar Yahudilerin o bölgeye gelmeleriyle ve o bölgeyi karıştırmaları ile 1948 yılında da Yahudi devletinin kurmaları ile orada sıkıntılar ve problemler tekrar başlamış. İnşallah tekrar Fethedilip tekrar İslamın ve Müslümanların mekanı olacağı günlerini özlemle beklemektedir. Mescidi Aksa Peygamberimiz Efendimiz aleyhissalatu Vesselam'ın da hakkında bizlere 'Üç mescit için yolculuk meşakkatine katlanılır.' Bunlardan birincisi Mekke'deki Mescidi Haram, benim Medine'deki Mescidi Nebevi ve üçüncüsünün de Kudüs'teki Mescidi Aksa olduğunu bildirmektedir." İfadelerini kullandı.

 

Tevazuyu elden bırakmayın

İsra ve Miraç hadisesinin bize öğretmiş olduğu en önemli ve en büyük mesajlardan birisi de Müslümanın ne kadar büyük nimetlere gark olursa olsun tevazuyu elden bırakmaması gerektiğini anlatan bir hadise olduğunu ifade eden Taşcı "Şöyle ki 'Allah Resulü aleyhissalatu vesselam belki de kıyamete kadar hiçbir faniye nasip olmayacak bir şekilde gecenin kısacık bir anında Mekke'den Kudüs'e oradan göklere yükseldi. Bu hiç bir faniye nasip olmayacak derecede büyük bir nimet, muazzam bir ikramdır." dedi.

 

Taşçı son olarak "Allah Peygamberimizi bu nimetlere gark olan İsra ve Miracı yaşayan Peygamberimizi anlatırken kulu yani abd diyor. Abd köle demek. Yani böyle lütuflara gark olmuş olan Peygamber Efendimiz kulluğun zirvesine ulaşmıştır." Dedikten sonra  "Şimdi bunu anlayabilmek için yaşadığımız hayatta insanların dünya malı elde ettiği zaman maddi manada üç, beş kuruş mal ve servet sahibi olduğu zaman nasıl yoldan çıktıklarını görüyoruz. veya basit bir makama geldikleri zaman insanlara nasıl tepeden baktıklarını gördüğümüz zaman Peygamberimiz efendimiz aleyhissalatu vesselam bu derece muhteşem nimetlere kalk olmasına rağmen adı kuldur köledir. Dolayısıyla her türlü mal, mülk, Servet imkân Hepsi de gelir geçer. Önemli olanın Allah'a kul olmak olduğunu öğreniyoruz İsra ve Miraç hadisesinde." şeklinde konuştu. (Adıyaman Basın)