Ali Deniz: "Neden imza atmadığımız anlaşılmıştır"


​​​​​​​2021 yılı için memura verilen zam oranı hakkında değerlendirme yapan Adıyaman Eğitim Bir-Sen ve Memur Sen temsilcisi Ali Deniz " Kamu İşvereni enflasyon tahminini, hedefini değil gerçeğini baz almalıydı." dedi

post

 Adıyaman    05.01.2021 15:57:59    Bu İçerik 10912 kez görüntülendi.


Deniz Yaptığı açıklamada "2020 yıllık enflasyonunun yüzde 14,60 çıkması, Kamu İşvereninin ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun 5'inci Dönem Toplu Sözleşmede kamu görevlilerine reva gördükleri zam oranların yetersizliğini teyit etmiş, tepkimizin haklılığı anlaşılmıştır. 5'inci Dönem Toplu Sözleşmede Memur-Sen olarak niçin imza atmadığımızı ve neye imza atmadığımızı anlamakta zorluk çekenler için 2020 yılı enflasyonunun aylık, altı aylık ve yıllık verilerinin her biri, anlamayı kolaylaştırıcı etki yapacaktır. 5'inci Dönem Toplu Sözleşme masasına Memur-Sen olarak sunduğumuz zam teklifleri ile İşvereninin önerdiği ve İşveren Hakeminin de kabul ettiği teklifler arasındaki farka tepkimizin doğruluğu; 2020 yılının her iki döneminde de enflasyon farkı verilmesiyle ispatlanmış oldu." ifadelerini kullandı.

Deniz açıklamasını şöyle devam ettirdi:

"2020 ve 2021 yıllarında Kamu İşvereni + İşverenin Hakem Kurulu iradesiyle sırasıyla yüzde 4+ yüzde 4 ve yüzde 3 + yüzde 3 zam kararı alınmış ve oluşturdukları toplu sözleşme metnine böyle yansıtılmıştı. Memur-Sen olarak masaya, refah payı hariç yüzde 8 + yüzde 7 ve yüzde 6 + yüzde 6 teklifimizi taşımıştık. Tekliflerimizin gerekçesini ifade etmiş İşverene ve Hakemine de “enflasyon hedefi ve tahmini üzerinden önerdiğiniz oranlar, gerçekçi değil. Zira ne hedefiniz ne de tahmininiz hiç tutmadı” uyarısında bulunmuştuk. Beraberinde “zammı enflasyon değil masa belirlesin” demiştik. 2020 yılının birinci ve ikinci altı ayında enflasyon farkı verilmek durumunda kalmasından çıkarılması gereken sonuçlar var.  Bunlar hem siyasi iradeye hem Kamu İşverenine hem de olası bir uzlaşmazlıkta İşverenin Hakemine mesajlar içeriyor."

"6. Dönem Toplu Sözleşmede daha makul/makbul tekliflerle gelmesi adına Kamu İşverenine (ve daha adil karar vermesi adına İşverenin Hakemine) 2020 yılı enflasyon oranı ve 5'inci Toplu Sözleşme metni üzerinden şunları da ifade etmek gerekiyor." diyen Deniz:

a)Toplu Sözleşmeye imza atmamamız emeği korumanın, ekonomiyi verileriyle anlamanın gereğiydi.

b) Kamu İşvereni enflasyon tahminini, hedefini değil gerçeğini baz almalıydı.

c) Memur-Sen’in “zam+refah payı” önerisi kabul edilseydi,enflasyon gündem olmaz bu tartışma 

Yaşanmazdı.

d) Enflasyon farkı gelecek kayıplarını gideriyor. Geçmiş ay kayıplarını gidermek için enflasyon tazminatı da ödenmesi gerekiyor. 

e) Enflasyon farkı ödenmeyi gerektiren enflasyon oranıyla gelir vergisi matrahlarındaki artış uyumlu görünmüyor. Matrahlarda ilave artış gerekiyor." Dedi.

Deniz son olarak "Kamu görevlilerinin ilk altı ayda yüzde 1.75, ikinci altı ayda yüzde 4,18 düzeyinde enflasyon farkı almak durumunda kalması; Memur-Sen’in 8+7+refah payı’nın gerçekçiliğini de imza atmamasının gerekçelerini de teyit ediyor. Birileri de bu gerçekten/gerekçelerden rahatsızlık duyuyor.5'inci Dönem Toplu Sözleşmenin zam oranları Memur-Sen’in değil İşverenin ve Hakeminin kararıdır. Bunu,Memur-Sen’e atfetme telaşına girenler artık anlasın ve boşuna yorulmasınlar. 5'inci Dönem Toplu Sözleşmede Memur-Sen’in zam oranlarında imzası da rızası da yok." İfadelerini kullandı.